Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/4729 E. 2010/7583 K. 30.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4729
KARAR NO : 2010/7583
KARAR TARİHİ : 30.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalılardan …’nun müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı eşi olan davalı … ’ya, şirket paylarını ise yine davalı … ile …’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılardan davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davalılar … ve …’in karı koca olması ve tasarrufların mal kaçırma amacı ile yapılmaları nedeniyle kabulü ile yapılan tasarrufların iptaline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava konusu 4580 ada 3 sayılı parselin 71/2400 payının borcun doğumundan sonra borçlu davalı … tarafından eşi olan diğer davalı …’e satılmasına, İİK.nun 278/1 maddesi uyarınca bu derece yakın akrabalar arasındaki tasarrufun bağışlama niteliğinde sayılmasına ve bu durumda tasarrufun taraflarının iyi niyetli olup olmamasının önem arz etmemesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar vekilinin dava konusu 4580 ada 3 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele ilişkin hükmün onanması gerekmiştir.
2)Davalılar vekilinin dava ve temyize konu şirket hisselerinin devrine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda iptale karar verilebilmesi için iptali istenilen tasarrufun borcun doğum tarihinden sonra yapılması gerekir. Yine bu tür davalar İİK 282. maddesi hükmü uyarınca borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka kötü niyet sahibi üçüncü kişiler aleyhine de iptal davası açılabilir. Buradaki “kötü niyetli üçüncü kişiler” iptal davasına konu malı, borçlunun alacaklısından mal kaçırmak amacıyla temlik ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerdir. Aynı yasanın 283/2 maddesi hükmünce borçlu ile işlemde bulunan üçüncü kişi şayet elde ettiğini elden çıkarmış ve satın alan kişinin kötü niyeti kanıtlanamamışsa üçüncü kişi elden çıkardığı tarihteki rayiç bedeliyle takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak sorumludur. Kötü niyetin ispatı davacı alacaklıya aittir. Somut olayda mahkemece davalılardan Mevlüt Sotürk’e yapılan hisse satışının alacaklılardan mal kaçırma amacı ile tapıldığı kabul edilmiş ise de buna ilişkin delillerin neler olduğu kararda belirtilmemiştir. Yine hisse devrine ilişkin tasarruf işlemi 16.12.2007 tarihinde yapıldığı halde davacının dayanağı Adana 13. icra müdürlüğünün 2007/7063 sayılı takip dosyasında borcun kaynağının 29.08.2007 tarihli bir adet fatura olduğu, böylece bu takip dosyası yönünden borcun tasarruf tarihinden sonra doğmuş olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı …’nun borçlu davalıdan satın aldığı hisseleri 05.09.2008 tarihinde dava dışı Serdal Kılınç’a devrederek elden çıkarmış olduğu ve hakkındaki davanın İİK.nun 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüştüğü halde bu hisselerle ilgili tasarrufun iptaline karar verilmesi de doğru dğildir. Bu durumda mahkemece davalılardan … yönünden İİK.nun 278, 279 veya 280. maddelerinde bildirilen iptal koşullarından hangisinin hangi gerekçe ile oluştuğunun açıkça belirtilmesi ve buna ilişkin delillerin kararda açıkça bildirilip tartışılması, alacaklı davacının dayanağı olan Adana 13. icra müdürlüğünün 2007/7063 sayılı takip dosyasının konusu olan alacağın şirket hisselerinin devir tarihinden önce doğduğu davacı tarafından
iddia edilmesi halinde buna ilişkin delillerinin istenilmesi, gerektiğinde davalı taraftan da buna ilişkin delillerinin sorulması, davalı …’in borçlu davalı …’dan satın aldığı şirket hisselerini elden çıkarmış olması nedeniyle bu hisselere ilişkin olarak hakkında açılan iptal davası İİK.nun 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşmekle hisseleri elden çıkardığı tarihteki gerçek değerinin belirlenerek bu değeri geçmemek kaydıyla ve de alacak ve fer’ileriyle sınırlı olmak üzere nakden tazminata mahkum edilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin dava konusu 4580 ada 3 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele ilişkin hükmün ONANMASINA, Yukarda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin dava konusu şirket paylarının devrine ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu paylara ilişkin hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 650,12 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 30.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.