YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8299
KARAR NO : 2010/2892
KARAR TARİHİ : 30.03.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddine davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi kişi ve borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Konya 14.İcra Müdürlüğünün 2008/6420 Esas sayılı dosyasından, 02.12.2008 tarihinde yapılan haciz sırasında davalı 3.kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu belirterek İİK’nun 99.maddesi gereğince 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili ise, hacizli malların dava dışı firmaya satıldığını, onunda davalı 3.kişi şirkete sattığını ve kendilerine ait olmadığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, dava konusu haczin yapıldığı adresin borçlu şirketin adresi olduğu ve haciz sırasında borlunun işçilerinin mahalde hazır bulunduğu ,yapılan satışın alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik olduğundan bahisle davanın kabulüne ve davalı alacaklı lehine %15 tazminata karar verilmiş; hüküm, davalı 3.kişi ve borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
Dava alacaklının İİK”nun 99 maddesine dayalı olarak açtığı istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı 3.kişi vekili ve borçlunun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Alacaklı tarafından İİK’nun 99. Maddesine göre açılan davalarda yasada tazminat konusunda bir düzenleme yapılmamış
olmasına karşın İİK’nun 97/13 maddesindeki hükmün kıyasen uygulanacağı dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.İİK’nun 97.maddesinin 10,11,12 ve 16.fıkra hükümleri sadece 3.kişi tarafından açılacak istihkak davalarında değil alacaklının İİK’nun 99. maddesine göre açtığı istihkak davalarına da uygulanır. Alacaklı yararına %40 tazminatı düzenleyen İİK’nun 97/13 maddesi hükmü de bu nitelikte olup anılan madde koşulları mevcut ise tazminata hükmedilmelidir.
Somut olayda, İİK’nun 97/13 maddesinde öngörüldüğü şekilde bu dava nedeniyle takibin ertelenmesine veya ihtiyati tedbir yolu ile icra takibinin durdurulduğuna ilişkin hiçbir kanıt bulunmamaktadır.Bu durumda bu dava nedeniyle 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemeyeceğinden davacı alacaklı yararına %40 tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan kabule göre ise,hükmedilecek tazminatın matrahını belirlerken takip konusu alacak ile hacizli malın değerinden hangisi az ise o değerin esas alınması gerekirken fazla olan hacizli mal değerinin esas alınması da hatalı olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. Maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davalı 3.kişi ve borçlu vekilinin yerinde görülmeyin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.nolu bette açıklanan nedenlerle anılan davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2.bendinde yer alan “Davalı … Sağlık AŞ’nin kötü niyetle hareket etmesi nedeniyle istihkak konusu malın değeri olan (40.000 TL)miktarın %15 oranında tazminata mahkum edilmesine, tazminatın davalı şirketten alınarak davacıya verilemesine “ibaresinin çıkarılmasına, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,199.91 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı 3.kişi ve borçludan alınmasına 30.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.