Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/8571 E. 2011/4585 K. 21.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8571
KARAR NO : 2011/4585
KARAR TARİHİ : 21.09.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 130 ada 18 parsel sayılı 1010.07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesinde üzerindeki evin … ve …’a ait olduğu şerhi verilerek irsen ve taksimen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın ortak murisleri babaları …’ten intikal ettiği ve taksim edilmediğini ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 130 ada 18 sayılı parselin eşit paylarla davacı … ve davalı … adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … ( ) tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın öncesinin tarafların murisi … ‘a ait olduğu, ölümünden sonra terekesinin paylaşılmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın öncesinin tarafların ortak murisi … ‘a ait olduğu ve murisin davacı ve davalı dışında başka mirasçılarının bulunmadığı tarafların da kabulündedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, murisin davaya konu taşınmazı sağlığında bahçe olarak davalıya verip vermediği noktasındadır. Taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıklarda taşınmaz başında keşif yapılması zorunlu olduğu, tanıkların keşifte taşınmazın başında dinlenilmesi gerektiği halde davalının bildirdiği tanıkların tümü dinlenmemiş, dinlenen davalı tanığı usule aykırı olarak duruşmada dinlenilmiş, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişileri de dinlenilmemiştir. Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için elverdiğince yaşlı, tarafsız, taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tarafların bildirdiği tüm tanıklar, tespit bilirkişileri ve fen bilirkişinin katılımı ile taşınmazın başında keşif yapılmalı; yerel bilirkişi ve tanıklardan tarafların murisi … ‘ın ölümüne dek taşınmazda zilyet olup olmadığı ya da sağlığında taşınmazı davalıya verip vermediği, tespit tarihine kadar taşınmazın kim tarafından ne sebeple kullanıldığı hususlarında ayrıntılı ve maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, toplanan delillerin tespit tutanağının edinme sebebindeki beyanlar ile çelişmesi halinde tespit bilirkişileri de taşınmaz başında tanık sıfatıyla dinlenerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.