YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6383
KARAR NO : 2010/7368
KARAR TARİHİ : 27.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı traktörün, dava dışı … ’nin idaresindeyken meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu hasarlandığını, başvuruya rağmen davalı sigortanın ödeme yapmadığını belirterek, 11.763.40 TL’nın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, araç, yeterli ehliyetnameye sahip olmayan sürücü tarafından kullanılırken kazanın meydana geldiğini, Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5.4. maddesi uyarınca hasarın teminat dışında kaldığını, tazminat miktarının fahiş olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, KTK.’nun 39. maddesi uyarınca, “B” sınıfı sürücü belgesine sahip sürücülerin “F” sınıfı sürücü belgesi ile kullanılabilen araçları kullanabilecekleri, sürücü … Yerli’nin “B” sınıfı sürücü belgesine sahip olduğu ve dava konusu traktörü kullanabileceği, KTK.’nun 39/b bendinin olayda uygulanma imkanının bulunmadığı, hasarın teminat kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 8.355.00 TL’nın, 17.09.2007 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya ait aracın davalı şirket nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğu ve dava dışı T.İş Bankası A.Ş Sinop Şubesi’nin dain ve mürtehin olarak poliçede gösterildiği anlaşılmaktadır.
TTK.’nun 1269. maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270. maddesi hükme gereğince, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 879. maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gerekmektedir.
Somut olayda, dain mürtehin sıfatı bulunan ve menfaati olan dava dışı bankadan, dava açmaya ve tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, dava dışı bankadan, davanın açılmasına ve tazminatın davacıya verilmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmalı, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi halde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 27.9.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.