Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/6585 E. 2011/4956 K. 28.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6585
KARAR NO : 2011/4956
KARAR TARİHİ : 28.09.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 109 ada 280 parsel sayılı 2405405,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiş, 110 ada 212 parsel sayılı 18001,52 metrekare yüzölçümündeki tarla niteliğindeki taşınmaz ise aynı nedenlere dayanılarak kadastro komisyonu tutanağı ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, tapu kaydına dayanarak kendisine ait taşınmazın yaklaşık 18 dekarlık bölümünün 110 ada 212 parselde, yine yaklaşık 5500 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ise 109 ada 280 parselde kaldığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, çekişmeli 109 ada 280 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi, 110 ada 212 parsel sayılı taşınmazın ise komisyon tespiti gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun l4.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği mahallinde yapılan keşif, uygulama, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile saptandığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle , 109 ada 280 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
2- Davacı vekilinin 110 ada 212 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyizine gelince;
Mahkemece davacının çekişmeli taşınmazdaki zilyetliğinin iradi olarak uzun süre terkedildiği gerekçesi ile yazılı şekilde red kararı verilmiş ise de; yapılan değerlendirme usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. İncelenen keşif tutanağı ve ziraatçi bilirkişi raporundan keşifte çekişmeli taşınmazla ilgili inceleme ve uygulama yapılmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar fen bilirkişi raporunda zeminde ölçülen taşınmaz olarak etrafı mavi kalemle çizilen yer gösterilmiş ve ölçülen taşınmazın çekişmeli 110 ada 212 sayılı parselle ilgisinin olmadığı belirtilmiş ise de; davacının bu konuda mahkemece alınan ve usulünce imzası ile belgelendirilen bir beyanı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; 110 ada 212 parsel sayılı taşınmazın davanın konusu olup olmadığı açıkça davacıdan sorularak, bu konudaki beyanı imzası ile belgelendirilmek suretiyle, taşınmazın dava konusu olduğunun
anlaşılması halinde bu taşınmazla ilgili iddia ve deliller doğrultusunda araştırma, inceleme ve uygulama yapmak gerekirken, bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.