Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2453 E. 2011/9480 K. 20.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2453
KARAR NO : 2011/9480
KARAR TARİHİ : 20.10.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili davalı alacaklı ve davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Şişli 1.İcra Müdürlüğünün 2008/14426 sayılı takip dosyasında, borçlu şirketin eski adresi olup da şu anda müvekkiline ait olan işyerinde 10.10.2008 tarihinde haczedilen makinaların müvekkiline ait olduğunu, bu menkullerin daha önce borçlu aleyhine yapılan başka bir takip dosyasında (İstanbul 11.İcra Müdürlüğünün 2007/5727 sayılı dosyasında, 13.3.2008 tarihli ihaleden satın alındığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, istihkak ididasının alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapıldığını, malları ihaleden alan 3.kişinin vekili ile borçlu şirketin vekilinin aynı kişi olduğunu, aralarında organik bağ bulunduğunu, borçlu şirket ile davacı şirketin aynı yerde faaliyet gösterdiğini, iştigal konularının aynı olduğunu, davacı ile borçlu şirket ortaklarının aynı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili dava konusu menkullerin davacı şirkete ait olduğunu, müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davacı şirket ile borçlu şirket ortaklarının aynı kişiler olduğu aralarında organik bağ buluduğu davacı şirketin takibin dayanığı mahkeme ilamından çok kısa bir süre önce konulduğu, davacı ve borçlu şirketlerin takip tarihinde haciz adresini müştereken kullandıkları, mahcuzları ihaleden satın alan Yasemin Sabiha Cemile Manioğlu’nun hem boçlu şirket hem de davacı şirket ortağı olup mahcuz makinaların ihalesinin de haciz adresinde yapıldığı ve davacı şirkete devredildiği tarihe kadar haciz adresinde tutulduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili, davalı alacaklı vekili ve davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3.kişi vekili ile davalı borçlu vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı alacaklı vekilinin temyizine gelince;
Uyaşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
İİK.nun 97/13.maddesi hükmüne göre istihak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın % 40’dan aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmeolunacağı kurala bağlanmıştır. Somut olayda da teminat alınarak takibin durdurulmasına karar verildiğine göre İİK.nun 97/13 maddesi gereğince bu dava nedeniyle davacı 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsili geciktiğinden davanın reddi nedeniyle alacaklı yararına % 40 tazminata hükmedilmesi gerekirken bu yönünün gözardı edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan, istihkak davalarında alacak miktarı ile haczedilen malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken alacaklı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekili ile davalı borçlu vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile
hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2,80 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 2.253,96 TL. Kalan onama harcının temyiz eden davalı borçludan alınmasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 20.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.