YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10980
KARAR NO : 2011/11174
KARAR TARİHİ : 24.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın, davalının işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucunda hasar gördüğünü, değer kaybına uğradığını ve çalışamaması nedeni ile müvekkilinin kazanç kaybı olduğunu ileri sürerek, toplam 12.795,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılma sonunda, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 3.496,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf, araçta meydana gelen hasar, çekme ücreti, aracın kullanılamamasından doğan kazanç kaybı ve değer kaybını talep etmiştir. Mahkemece bozma ilamı öncesi alınan bilirkişi raporunda talep edilen tazminat kalemleri yönünden yapılan incelemede toplam 14.733,82 TL tazminat belirlenmiş, trafik sigortası tarafından ödenen 5.000,00 TL’nin mahsubu ile 9.733,82 TL tazminat hesaplanmıştır. Mahkemece bu rapor benimsenmekle birlikte davacının ayrıca aracın tamiri sürecinde başka bir belediyeden araç kiraladığı gerekçesi ile 9.068,00 TL daha
talep edebileceği buna ilişkin fazlaya ilişkin istem saklı olmak üzere talep edilen toplam 12.795.00 TL tazminata hükmedilmiştir. Dairemizce Hüküm, aracın onarım sürecinde davacının aracı kullanamamasından doğan zararının 8.496,00 TL olduğu, ayrıca başka bir araç kiralandığı gerekçesi ile 9.068,00 TL daha tazminat istenebileceğine ilişkin hükmün doğru olmadığı gerekçesi ile sadece onarım süresinde davacının uğradığı maddi zarar yönünden bozulmuştur. Bozma ilamına uyulmakla birlikte, hatalı değerlendirme yapılarak, ilk bilirkişi raporunda belirlenen diğer tazminat kalemlerine içeren toplam tazminat tutarına hükmedilmesi gerekirken, sadece kazanç kaybına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.