YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8804
KARAR NO : 2011/11171
KARAR TARİHİ : 24.11.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline ait aracın davalı nezdinde kasko sigortası ile sigortalı olduğunu kaza sonrasında hasar gördüğünü ileri sürerek, 14.000,00 TL sigorta tazminatı, 1.200,00 TL otopark ücreti ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zararın sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından rizikonun teminat dışında kaldığının kanıtlanamdığı, otopark ücretinin teminat dışında olduğu ve manevi tazminat koşulları oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 10.000,00 TL sigorta tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan kasko değeri tazmini istemini ilişkindir. Davalı vekili, kazanın sigortalı tarafından ihbar edilen şekilde olmadığını iddia ederek rizikonun teminat kapsamı dışında olduğunu savunmuştur. TTK’nun 1282.maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde, bu oluş şeklinin teminat dışında kalan hallerden olduğunun kanıtlanması gerekir. TTK’nun 1292/3 maddesi uyarınca sigorta-
lı, rizikonun gerçekleştiğine dair ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
Sigortalı araç ile başka bir aracın önden çarpıştığı ileri sürülmüş, polis memurları tanık olarak alınan beyanlarında, araçların farları kırık oduğu halde yerde cam kırığı olmadığı, bu şiddetteki çarpışmada araçların geriye doğru savrulması gerektiği, kazayı inandırıcı bulmadıkları için de tutanak düzenlemediklerini beyan etmişlerdir. Ayrıca dosya kapsamında yer alan kaza tespit tutanaklarından diğer aracın, araç malik ve sürücüleri diğer araçların malik ve sürücüleri ile yer değiştirilerek birden fazla kazaya karıştığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı savunması üzerinde durularak, sigorta ettiren davacının kasten yanlış ihbarda bulunup bulunmadığı konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden alınacak ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor ile açıklığa kavuşturulmalı bu hususun tespiti halinde ispat yükünün sigortalıya geçtiği dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 130,60 TL fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.