Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/3841 E. 2010/7156 K. 23.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3841
KARAR NO : 2010/7156
KARAR TARİHİ : 23.09.2010

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Salihli 1.İcra Müdürlüğünün 2009/4534 esas sayılı takip dosyasında 30.10.2009 günü borçlunun deposunda haczedilen kuru üzümlerin müvekkiline ait olduğunu, menkullerin borçlunun deposuna geçici olarak konulduğunu, borçlunun kendi üzümlerini 2.10.2009 tarihinde Tariş’e satarak bedelini almış olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması ile % 40 icra inkar tazminatı talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili haczin borçluya ait depoda yapıldığını, ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu duruşmada, mahcuzların davacıya ait olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, haczedilen üzümlerin davacı 3.kişiye ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına, tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd. maddelerine davalı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu mahcuzlar (üzümler) borçluya ait evin deposunda haczedilmiştir. Haciz sırasında haciz mahallinde hazır bulunan ve borçlunun ninesi olduğu tespit edilen yaşlı kadının haciz uygulanan deponun borçluya ait olduğunu beyan ettiği de haciz tutanağı ile sabittir. Bu durumda İİK.nun
97/a maddesi hükmüne göre mülkiyet karinesi borçlu/alacaklı yararına olduğundan hacizli mallar borçlunun sayılır. Bu yasal karinenin aksinin ileri süren 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle, ispat edilmesi gerekir. Davacı 3.kişi, borçlunun üzüm yetiştirdiği iki dönüm arazisi olduğunu iddia etmesine karşın ilçe tarım müdürlüğünün yazılarından borçlunun üzüm ekimi yaptığı 12.224 m2 arazisinin olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki, davacı tarafından Tariş’e teslim edilen üzüm ürününde 2008 yılına göre 2009 yılında artış olmasına rağmen borçlu tarafından Tariş’e teslim edilen üründe hayatın olağan akışına aykırı olarak azalma (2008 yılında 4696 kg iken, 2009 yılında 2080 kg) olduğu anlaşılmaktadır. Bu hale göre, borçlu tarafından yetiştirilen üzüm ürününün tamamının Tariş’e teslim edilmediği, depoda hazcedilen üzümlerin borçluya ait olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca soyut düzeyde kalan tanık anlatımları da yasal karinenin aksini ispata yeterli değildir. Bu nedenle danışığa dayalı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 23.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.