Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/12489 E. 2011/11380 K. 29.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12489
KARAR NO : 2011/11380
KARAR TARİHİ : 29.11.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı ve davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı alacaklı vekili, Büyükçekmece 2.İcra Müdürlüğü’nün 2007/9877 sayılı Takip dosyasından 10.1.2008 tarihinde haczedilen mahcuzlarla ilgili davalı 3. kişi şirketin istihkak iddiasında bulunduğunu belirterek 3. kişi şirketin istihkak iddiasının reddine, %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı 3. kişi vekili, dava konusu mahcuzların yurt dışından fuar için müvekkili şirket ortağı … tarafından geçici süre için getirildiğini, müvekkili şirket ile borçlu arasında distribütörlük dışında herhangi bir ilişki bulunmadığını, söz konusu haciz adresinin borçluya ait olmasına rağmen borçluyla yapılan borç tasfiyesi protokolü gereği kendileri tarafından kullanıldığını, mahcuzların müvekkili şirket ortağına ait olması nedeniyle öncelikle davanın husumet yokluğundan reddine, %100 tazminatın tahsiline karar verilmesini savunmuştur.
Borçlu şirket yetkilisi ve asıl borçlu … 1989 yılından beri … nin distribütörü olduğunu, daha sonra bu şirket ile görüşerek davalı şirketin kurulduğunu ve mülkiyeti kendisine ait haciz adresinde davalı 3. kişi şirketi kiracı olarak gösterdiklerini, aynı işi aynı adreste aynı çalışanlarla yapmaya devam ettiğini, davalı 3. kişi şirket ile danışmanlık sözleşmesi yaptığını, haciz sırasında da hazır olmasına rağmen davalı 3. kişi şirketin talimatı üzerine ayrıldığını,davalı şirket ve … de alacaklarını alamadığını belirtmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; dava konusu enjeksiyon makinalarının ATA karnesi kapsamında fuar için teşhir edilmek üzere geçici şüre ile Türkiye’ye getirildiği, halkalı Gümrük Müdürlüğünün 9.1.2009 tarihli yazısından anlaşıldığı üzere davalı 3. kişi şirket adına tescilli olduğu, tekrar yurt dışına ait olduğu firmaya iadesi gerektiği, mahcuzların bu nedenle borçluya ait olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluşmadığından davacının ve davalı 3. kişinin tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı ve davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı alacaklı ve davalı 3. kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümleri yazılı 1,25’er TL kalan onama harcının temyiz eden davacı alacaklı ve davalı 3. kişiden alınmasına 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.