Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/2341 E. 2010/5297 K. 08.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2341
KARAR NO : 2010/5297
KARAR TARİHİ : 08.06.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı …Ş ve davalı … … vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 8.6.2010 Salı günü davacı …Ş vekili Av. … … geldi. Diğer davacı ve davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R –
Davacı …Ş. vekili tarafından davalılardan … Demir Çelik Ürünleri Tic. Ltd. Şti., … ve …’nın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile … Demir Çelik Ürünleri Tic. Ltd. Şti. ve …’nın kendilerine ait taşınmazları davalılardan …’a sattıklarını,onun tarafından ise 1160 ada 1235 ve 1238 sayılı parseller ile 937 ada 264 sayılı parselin davalılardan …’na satıldığını bir kısım taşınmazlarını ise borçluların borcu nedeniyle Anadolubank A.Ş.’ye ipotek verildiğini öne sürerek yapılan tasarrufların iptali isteği ile açılan davanın yargılaması sırasında borçlu davalıların iflas etmeleri nedeniyle iflas idaresi davacı sıfatı ile davaya katılmıştır.
Davalılardan … Demir Çelik Ürünleri Tic. Ltd. Şti., …, …, … ve Anadolu Bankası A.Ş. vekilleri davanın reddini istemişler, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece tasarrufa konu taşınmazların düşük bedelle ve kısa aralıklarla satılmaları nedeniyle davanın kabulüne ve 1160 ada 1235 ve 1238 nolu parsellerin …’a bundan da …’na satışına ilişkin, 3068 ada 6 ve 7, 3062 ada 15, 16, 17 ve 18 nolu parsellerin …’a intikaline ve Anadolubank A.Ş. lehine ipotek tesisine ilişkin, 937 ada 264 sayılı parselin …’a ondan da …’na intikaline, 923 ada 14 sayılı parselin 19 nolu bağımsız bölümün …’a ondan da …’na intikaline dair tasarrufların takip konusu alacak ve ferilerini geçmemek üzere iptali ile davalılardan tahsili ile iflas idaresine verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan … ile davacı …Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında borçlunun iflas etmiş olması halinde iptal davasını açma hakkı iflas idaresine geçmesine, somut olayda tasarrufu yapan borçlu davalılar … Demir Çelik Ürünleri Tic. Ltd. Şti. ve …’nın iflaslarına karar verilmiş ve İİK.nun 245. maddesi uyarınca iflas idaresi davaya davacı sıfatı ile katılmış ve davayı takip etmiş olması nedeniyle hükmün iflas idaresi lehine kurulmuş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre Tekstil Bankası A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Davalılardan …’nun temyiz itirazlarına gelince;İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptaline ilişkin davalar aynı yasanın 282. maddesi uyarınca borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle bunların mirasçıları aleyhine açılır. Kural bu olmakla birlikte yine anılan bu hükme göre davada kötü niyet sahibi üçüncü kişilerde davalı olarak gösterilebilir. Üçüncü kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve dördüncü kişinin iyi niyetli olması halinde yine aynı yasanın 283/2 maddesi uyarınca üçüncü kişi malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında sorumlu tutulur. Somut olayda davalılardan … doğrudan borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişi değil, satışlarının iptali istenilen taşınmazları üçüncü kişi davalı …’dan satın alan dördüncü kişidir. Bu davalı hakkındaki davanın kabul edilebilmesi , dolayısıyla onun yaptığı tasarrufun iptali ancak kötü niyetli olduğunun kanıtlanması durumunda mümkündür. Dördüncü kişi yönünden bedel farkı ve yakın tarihlerdeki satış başka delillerle desteklenmediği takdirde tek başına iptal nedeni sayılamaz. Ayrıca aynı tasarruflarla ilgili olarak bir başka alacaklı tarafından açılan davada da davalı …’un iyi niyetli olduğu belirtilerek hakkındaki dava reddedilmiş ve Yargıtay’dan geçerek kesinleşmiştir. Bu durumda davalı …’nun kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından hakkındaki davanın reddine, İİK.nun 283. maddesine göre davanın bedele dönüştüğü dikkate alınarak davalı …’ın taşınmazları elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davalılardan … hakkındaki davanın da kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi davaya konu edilen Döşeme mahallesi 923 ada 14 nolu parsel üzerindeki 19 nolu bağımsız bölüm davalı …’na satılmadığı ve halen davalı … adına kayıtlı olduğu halde davalı … tarafından …’na satılmış gibi hüküm kurulmuş olması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle Tekstil Bankası …nin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile aleyhindeki hükmün BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı … … yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı … …’na geri verilmesine 8.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.