Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/4520 E. 2010/7741 K. 05.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4520
KARAR NO : 2010/7741
KARAR TARİHİ : 05.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’un müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait olan taşınmazdaki 1/2 payını diğer davalı …’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davacı tarafından aciz belgesi ibraz edilmemesi ve borcun tasarruf tarihinden sonra doğması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, bu tür davalar elinde kat’i (İİK.nun 143.md) yada geçici (İİK.nun 105.md) aciz belgesi bulunan alacaklılar tarafından açılabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olup mahkemece re’sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekir. Aciz belgesinin dava açılmadan dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasından ve hatta hükmün Yargıtay’ca onanmasından veya bozulmasından sonra bile sunulma olanağı vardır. Yine bu tür davalarda borcun iptali istenilen tasarruftan önce doğmuş olması gerekir. Somut olayda alacaklı davacı tarafından borçlu aleyhine … 1. İcra Müdürlüğünün 2008/4142 sayılı ve … 4.İcra Müdürlüğünün 2008/7241 ve 7244 sayılı dosyaları ile takip yaptığı, 2008/4142 sayılı dosyada üç ayrı haciz işleminin yapıldığı, borçlunun borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığı, 2008/7244 sayılı takip dosyasında ise karardan sonra borçlu hakkında aciz vesikası alınıp dosyaya ibraz edilmiştir. Her ne kadar 2008/7241 sayılı takip dosyasında aciz vesikası ibraz edilmemiş ise de icra takip
dosyaları içeriği gözönüne alındığında borçlu davalının aciz halinin kabulü gerekmektedir. Diğer yandan mahkemece borcun dayanağı olarak kabul edilen çeklerin keşide tarihlerinin tasarruf tarihinden sonra olması nedeniyle borcun tasarruftan sonra doğmuş olduğu kabul edilmiş ise de alacaklı davacı tarafından borçlu ile ticari ilişkinin 11.05.2007 tarihinde başladığı ve borcunda bu ilişki nedeniyle doğduğu, bunun kanıtı olarak ticari defterlerini delil olarak öne sürdüğü halde bu konuda gerekli araştırma ve inceleme yapılmamıştır. O halde borçlu davalının aciz halinin kabulü ile uygulamada çeklerin keşide tarihinden önceki bir ilişki nedeniyle de düzenlenebilecekleri nazara alınarak alacaklı davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması alacaklı davacı ile borçlu davalı arasındaki ticari ilişkinin bir başka anlatımla borcun kaynağı olabilecek ilişkinin hangi tarihte doğduğunun belirlenmesi, gerektiğinde bu hususta borçlu davalının da ticari defter ve evrakları üzerinde aynı şekilde inceleme yapılması ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 5.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.