Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/8371 E. 2010/2904 K. 30.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8371
KARAR NO : 2010/2904
KARAR TARİHİ : 30.03.2010

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi şirket temsilcisi, İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2006/6465 Esas sayılı dosyasından, 08.12.2006 tarihinde şirkete ait işyerindeki malların haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı ve davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre hacizli malların davacıya ait olduğunun anlaşıldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir
Dava konusu taşınır mallar 08.12.2006 tarihinde, borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği, 04.05.2006 tarihli haczin yapıldığı adreste haczedilmiştir. İİK.nun 96/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin, davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Dosya içeriğine göre, davacı şirket takipten ve birinci hacizden sonra borçluya ait adreste aynı konuda faaliyette bulunmak üzere kurulmuştur. Borçlu ve davacı arasında ki bu işlem işyeri devri niteliğinde bulunup, devrin İİK’nun 44. madde koşullarına uygun olarak yapıldığı iddia ve ispat edilmediği gibi, BK’nun 179. maddesi gereğince işyerini devir alan kişi devraldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacağından devir alacaklının haklarını etkilemeyecektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davacı 3.kişinin davasının reddi gerekirken aksi düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 30.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.