YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6791
KARAR NO : 2010/11072
KARAR TARİHİ : 16.12.2010
T.C.
Y A R G I T A Y
17.HUKUK DAİRESİ
ESAS 2010 KARAR
6791 11072
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 21.441 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı sürücünün olayda tam kusurlu olduğunu belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … kusuru, hasarı kabul etmediğini, olay tarihinde kaza mahallinde yol çalışması olduğunu, davacıya sigortalı aracın sürücüsünün çok hızlı seyretmesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini, aracın olay tarihinde kendi adına trafikte kayıtlı olduğunu belirterek davanın trafik sigortası şirketine ihbarını ve reddini savunmuştur.
Dava ihbar olunan … Sigorta AŞ vekili, trafik sigortası poliçesinin kaza saatinden sonra düzenlendiğini, bu nedenle sorumluluklarının bulunmadığını, müvekkili davada taraf olmadığından hakkında hüküm kurulmamasını belirtmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 21.441 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı …’den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, TTK’nun 1301.maddesine dayanılarak açılan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda “davanın kabulü ile 21.441 TL’nin, 20.970 TL’sinin 31.10.2005 tarihinden itibaren, 250,00 TL’sinin 28.11.2005, 221,00 TL’sinin 30.11.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal
2010/6791
2010/11072
faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine” denildiği halde, gerekçeli kararda “davanın kabulü ile, 21.441,00 TL’nin, 20.970,00 TL’sinin 31.10.2005 tarihinden itibaren, 250,00 TL’sinin 28.11.2005, 221,00 TL’sinin 30.11.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’den tahsili ile davacıya ödenmesine” denilmek suretiyle kısa karar ve gerekçeli karar farklı kurulmuştur. Bu hal, HUMK’nun 381/2.maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük … Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2-Kabule göre de HUMK’nun 388.maddesi hilafına davalı … hakkında açılan dava yönünden olumlu yada olumsuz hiç karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.