Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1953 E. 2010/7473 K. 30.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1953
KARAR NO : 2010/7473
KARAR TARİHİ : 30.09.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı, müvekkiline ait aracın park edildiği yerden çalındığını, davalının araç bedelini ödemediğini belirterek 34.000 TL tazminatın 25.9.2007 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı aracının kontak anahtarı ele geçirilmek suretiyle çalındığını, anahtarın zor, şiddet, cebir kullanılmaksızın elde edildiğini bu halin teminat kapsamında olmadığını sigortalının konuma, önleme yükümlülüğüne aykırı davrandığını, araç bedelinin fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın kabulü halinde kusur durumuna göre tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 34.000 TL tazminatın 25.9.2007 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının 20.6.2006 tarihinde eklenen A.4.4.11.maddesi uyarınca “Araç anahtarının ek sözleşmede belirtilen haller sonucunda ele geçirilmesi suretiyle çalınması veya çalınmaya teşebbüsü sonucu meydana gelecek ziya ve hasarların” ek teminat kapsamına alınabileceği düzenlenmiş, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinde aracın çalınması veya çalınmaya teşebbüsü rizikosuna ait özel şartlar başlıklı 3.bendine göre zor, şiddet ve cebir kullanmaksızın araca ait anahtarları ele geçirerek yapılan hırsızlık veya hırsızlığa teşebbüs sonucu oluşan zararların teminat kapsamında olmadığı belirtilmiştir. Hırsızlığın meydana gelmesinden sonra müşteki sıfatı ile ifade veren davacının babası … 22.9.2007 tarihli karakol beyanında “kaskolu araç 22.9.2007 günü saat 09.00’da işyerinin önüne park edip işyerine geçtiğini, aynı gün saat 12.00’de işyerinde çalışan oğlu …’ın (sigortalı) kendisinden aracın anahtarını istediğini, kendisinin masanın altına çekmecenin üst tarafına koyduğu anahtarı almak istediğinde anahtarın yerinde olmadığını, araca baktığında aracında olmadığını gördüğünü, oğlunun işyerine saat 11.30’da geldiğini, o gelene kadar fotoğrafcı dükkanının içinde bulunan karanlık odaya ve yan tarafta bulunan esnaf arkadaşlarının yanına birçok kez gittiğini, o sırada işyerine girip aracın anahtarını almış olabileceklerini söylemiştir.
Yine 22.9.2007 tarihinde saat 16.30’da polis memurlarınca düzenlenen olay yeri inceleme raporunda müştekiye ait fotoğrafcı dükkanının giriş alüminyum kapısının açık, girişe göre sağda masanın olduğu beyana göre aracın kontak anahtarının masanın üzerinden alındığı, işyerinde dağınıklı ve karışıklığa rastlanmadığı belirtilmiştir.
Genel Şartların A.1.maddesinde 5 bent halinde sayılan çarpma, çarpışma, yangın, çalınma gibi rizikoların hepsinin bir arada tüm kasko poliçelerinde yer alması zorunlu değildir. Genel Şartlar A.1 son madde gereğince poliçede belirtilmek şartıyla sıralanan riziko gruplarından sadece biri veya birkaçı için teminat verilebilir. Dolayısıyla sayılan rizikolardan bir veya birkaçını teminat altına alıp diğerlerini teminat dışı bırakan poliçe geçerlidir. Şu hale göre poliçesinde gösterilmek koşuluyla çalınma rizikosu tamamen teminat kapsamından çıkarılabileceği gibi yine kasko poliçesinde gösterilmek koşuluyla teminat kapsamına alınan rizikoların alanı da daraltılabilir. Bu durumda mahkemece davacının babası Burhanettin Kalan’ın olaya ilişkin anlatımından, rizikonun, sigortalı araca ait anahtarla gerçekleştiği, araç anahtarının özensiz bir biçimde muhafaza
edilmesi sonucu kilitsiz, kolayca ulaşılabilir yerden alınarak çalındığı, poliçe özel şartlarında sayılan zor, şiddet, cebir kullanmaksızın araca ait anahtarların ele geçirilerek aracın çalındığı bu nedenle rizikonun teminat kapsamında kalmadığı, davalı sigortacının zarardan sorumlu olmadığı gözetilmeden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta AŞ vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 30.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.