Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/3134 E. 2010/7575 K. 30.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3134
KARAR NO : 2010/7575
KARAR TARİHİ : 30.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalılardan…’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı davalılardan …’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiş, yargılama sırasında taşınmazı satın alan … davaya dahil edilmiştir.
Davalılardan … ve … davanın reddini savunmuşlar, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece ödeme emri tebliği ile haciz tutanağının usulsüz olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece icra takip dosyasındaki ödeme emrinin usulsüz biçimde tebliğ edilmesi ve aciz vesikasının usulsüz biçimde düzenlenmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Tasarrufun iptali davalarında alacaklı tarafından dava açılabilmesi için borçlu hakkında yapılmış bir icra takibinin bulunması ve bu takibin kesinleşmesinden sonra alınmış kati veya geçici aciz belgesinin dosyaya ibrazı gerekir. İcra takip dosyasında ödeme emri usulüne uygun yapılmıştır. Alınan aciz vesikasının geçerli olmadığına ilişkin itirazlarda tasarrufun iptaline bakan mahkemece değil usulüne uygun itiraz olduğunda icra mahkemelerince incelenmesi gerekir. Somut olayda alacaklı davacı tarafından 06.08.2001 tarihinde borçlu… hakkında icra takibi başlatılmış, ödeme emri 13.08.2001 tarihinde borçlu ile aynı çatı altında oturduğu belirtilen … imzasına tebliğ edilmiş, takip kesinleştikten sonra 27.03.2002 tarihinde borçlunun Koçkıran köyündeki adresinde haciz işlemi yapılmış, bu haciz sırasında borçlunun uzun yıllardan beri Almanya’da olduğu ve köyde herhangi bir malının olmadığı haciz tutanağına yazılmıştır. Alacaklı tarafından daha sonra 08.04.2002 tarihinde aciz belgesi alınarak dosyaya ibraz edilmiştir. Borçlu davalı tarafından gerek ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğine ilişkin gerekse aciz vesikasının iptaline ilişkin icra mahkemelerinde açılmış davaların bulunduğuna dair dosyada bilgi ve belge de bulunmamaktadır. Bu durumda icra takibinin kesinleştiği ve kesin aciz vesikasının ibraz edilmiş olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın esasına girilmesi, tarafların delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.