Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/1210 E. 2011/1237 K. 17.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1210
KARAR NO : 2011/1237
KARAR TARİHİ : 17.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalılardan … Et Gıda İnş. Danışmanlık Besicilik Nak. Tic. Ltd. Şti.nin (Eski Ünvanı : … Gıda Et Toptancılığı İnş. …. Besicilik Nak. Ltd. Şti) müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı davalılardan …’a sattığını, araçlarını ise diğer davalı … Besicilik Nakliye Turizm İnş. Gıda Et Tic. Ltd. Şti.ne sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, taşınmaz satışındaki ivazlar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle taşınmaza ilişkin davanın kabulüne ve borçlu davalı şirket ile davalı … arasında yapılan satışa ilişkin tasarrufların iptaline, araçlara ilişkin davanın ise satışların borcun doğumundan önce yapılması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda kural olarak borcun iptali istenilen tasarruftan önce doğması gerekir. Somut olayda mahkemece dava ve temyize konu araçların satış tarihlerinin borcun kaynağı olan senedin tanzim tarihinden önce olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacı vekili icra takibinin dayanağı olan senedin düzenlenmesine neden olan borç ilişkisinin 28.02.2007 tarihli genel kredi sözleşmesi olduğunu bildirerek borcun tasarruf tarihinden önce doğduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece davacı alacaklı Banka ile borçlu şirket kayıtları ve ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak icra takibinin dayanağı senedin daha önce düzenlendiği bildirilen kredi sözleşmesi uyarınca düzenlenip düzenlenmediğinin diğer bir anlatımla borcun kaynağının kredi sözleşmesi olup olmadığının belirlenmesi, borcun tasarruf tarihinden önce doğduğunun saptanması halinde işin esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken araç satışlarına ilişkin tasarrufun borcun doğumundan sonra yapıldığı gerekçesiyle bu tasarruflara ilişkin davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17.2.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.