Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/4542 E. 2011/1342 K. 17.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4542
KARAR NO : 2011/1342
KARAR TARİHİ : 17.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili, davalı … ile davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı … için 12.781,87 TL maddi, 20.000 TL manevi, … 6.428,75 TL maddi,15.000 TL manevi, 500 TL cenaze giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı … sadece maddi tazminattan poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, davacı … için 12.781,87 TL maddi,3.000 TL manevi, … için 6.428,75 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren, 82.50 TL cenaze giderinin 11.6.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline (davalı … sadece maddi tazminattan poliçe limiti ile sorumlu olarak) karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı … ile davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacılar vekilinin ve davalı … vekilinin tüm, davalı … vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekilinin 9.10.2009 tarihli ıslah dilekçesi davalı … şirketine tebliğ edilememiştir. HUMK 83 ve devamı maddelerinde düzenlenen ıslah müessesesi niteliği itibariyle ek davadır. Talebin artırılmasını öngören ıslah dilekçesi (dava dilekçesi) davalıya tebliğ edilmeden davanın sonuçlandırılması doğru değildir.
3-Kabule göre de; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. O halde, davalı … şirketine davacılar tarafından dava tarihinden önce yapılmış bir ihbar bulunup bulunmadığının tespiti ile yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda temerrüt tarihinin belirlenmesi, ihbar bulunmadığı taktirde dava tarihinde temerrüde düşürülmüş olduğunun kabulü gerekirken, yazılı olduğu şekilde davalı … şirketinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı … vekilinin tüm, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 801,85 TL kalan harcın temyiz eden davalı …’den alınmasına, aşağıda yazılı 18,40 TL onama harcın temyiz eden davacılardan alınmasına,
peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene davalı … … Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 17.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.