YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9854
KARAR NO : 2010/5241
KARAR TARİHİ : 07.06.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıya ait, sevk ve idaresindeki aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, sigortalısına ödediği 11.235.00 TL tazminattan, trafik sigortasından tahsil edilen 5.750.00 TL’nın mahsubu ile bakiye 5.485.00 TL’nın, ödeme gününden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kusur oranına ve tazminat miktarına itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının kusur oranına isabet eden miktarın trafik sigortasından tahsil edildiği anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Dosyada mevcut kaza tespit tutanağında; kazanın oluşumunda, davalı sürücü … tam kusurlu, davacıya sigortalı araç sürücüsü …’in kusursuz olduğu belirlenmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonrası makine mühendisi bilirkişiden alınan 13.02.2009 tarihli raporda; davalı sürücü %70 oranında, davacı sürücüsü %30 oranında kusurlu bulunmuştur. 12.05.2009 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda ise; davalı sürücü %30 oranında, davacı sürücüsü %70 oranında kusurlu bulunmuştur. Mahkemece, tutanak ve raporlar arasında kusur yönünden çelişki giderilmeden Adli Tıp Kurumu raporuna göre hüküm kurulmuştur. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda mahkemece, kaza tespit tutanağı ile raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için, İTÜ Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kuruluşlardan seçilecek yeni bir bilirkişi heyetinden kusur yönünden önceki raporları irdeleyip mübayemeti giderecek ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı … AŞ’ye geri verilmesine 7.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.