YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8953
KARAR NO : 2011/11131
KARAR TARİHİ : 24.11.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili ile davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Siirt İcra Müdürlüğünün 2008/178 talimat sayılı takip dosyasında haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, işyerinde bulunan evrakın borçlu şirket tarafından unutulan belgeler olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması ile tazminat talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapıldığını, haciz sırasında borçluya ait evrak bulunduğunu, borçlu adına çıkartılan ödeme emri tebligatının davacı 3.kişinin kardeşi tarafından şirket sahibi sıfatıyla alındığını, sunulan faturaların mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığını savunarak davanın reddi ile tazminat istemiştir.
Davalı borçlu şirket yetkilisi, haciz adresinin yakını olan davacıya ait olduğunu, haciz mahallinde bulunan belgeleri orada unuttuğunu beyan etmiştir.
Mahkemece, haciz borçlunun ticaret sicilinde belirtilen adresinde yapılmadığı haciz sırasında borçlunun hazır bulunmadığı, ödeme emrinin haciz adresinden farklı bir yerde tebliğ edildiği gerekçeleriyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına, tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili ile davalı alacaklı vekillerince temyiz edilmiştir.
1)Uyuşmazlık, 3. Kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Haciz, borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamış ise de haciz sırasında hazır bulunan 3. Kişi çalışanı …’in borçlu şirket ortağı ve yetkilisi olan …’in akrabası (amcasının oğlu) olduğu, borçlu şirketin büyük hissedarı …’ın da davacı 3. kişinin babası olduğu dosya içerisindeki nüfus kayıtları ile sabittir. Keza Bursa 4. İcra Müdürlüğü’nün 2008/4073 sayılı takip dosyasında borçlu şirket adına çıkartılan ödeme emri, davacı 3. kişinin kardeşi Yunus Durceylan tarafından şirket sahibi sıfatıyla teslim alınmıştır. Tüm bunlardan borçlu şirketin bir aile şirketi olduğu, davacı ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki, haciz sırasında borçlu şirkete ait bir çok belge de bulunmuştur. Bu durumda İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi alacaklı yararına olup karine aksini, iddia eden davacı 3. kişinin güçlü ve inandırıcı dellilerle ispat etmesi gerekir. Davacı tarafından sunulan ve ayırt edici özelliği bulunmayan, borcun doğum tarihinden sonraki tarihi taşıyan faturalar ile vergi levhası tek başına bu karinenin aksini ispata yeterli değildir. Tüm bu maddi ve hukuki olgular karşısında mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2)Bozma nedenine göre davacı 3. kişi vekilinin temyizinin incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının bozma nedenine göre incelenmesine yer olmadığına peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklı ve davacı 3.kişiye geri verilmesine 24.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.