YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2344
KARAR NO : 2010/6073
KARAR TARİHİ : 29.06.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, aracın kaza sonrasında hasar gördüğünü ileri sürerek, 14.910,89 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının kasten geç ihbarda bulunması nedeniyle zararın teminat kapsamı dışında olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davalı … şirketi kendisine ihbarda bulunulmaksızın kaza tarihinden yaklaşık sekiz ay geçtikten sonra açılan davada, sigortalının kasten ihbarda bulunmadığını ve aracın kiralık araç olarak kullanıldığını savunmuştur. Mahkemece, davalı savunmasına itibar edilerek davacı sigortalının geç dava açması nedeni olarak gösterdiği gerekçelere itibar edilemeyeceği, davacının ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının B.1.1 nci maddesinde öngörülen (5) günlük ihbar süresi, hak düşürücü süre değildir. Özellikle sigorta ettirenin kastının bulunmaması halinde, ihbarın süresinde yapılmamış olması tek başına hasar bedelinin ödenmesine engel teşkil etmeyecektir. Sigorta genel şartlarının teminat dışında kalan halleri düzenleyen A.5.nci maddesi kapsamında kalan haller davalı tarafından kanıtlanamadığına göre, rizikonun teminat kapsamı içinde kaldığının kabulü gerekir. O halde, mahkemece, davalının aracın kiralık araç olarak kullanıldığı savunması üzerinde durularak, savunmanın kanıtlanması halinde bilirkişi tarafından aracın kiralık olması haline ilişkin olarak yapılan hesaplama hükme esas alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 29.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.