YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5234
KARAR NO : 2011/9735
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3. kişi vekili, Aydın 1.İcra Müdürlüğü’nün 2009/1177 Takip sayılı dosyasından 10.3.2009 tarihinde trafik kaydına haciz konulan 09 D 2335,09 D 2466,09 D 3275 ve 09 D 4252 plakalı araçları noterde yapılan sözleşme ile hacizden önce 31.12.2008 tarihinde satın aldığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili,takip konusu borcun doğumundan sonra dava konusu dört aracın aynı gün davacıya satılmasının mal kaçırma amacına yönelik muvazaalı bir satış olduğunu, davacı ile davalının aynı işkolunda çalıştıklarını, davacının dava konusu araçlar dışında işyerini de davacıya devrettiğini belirterek İİK 44 ve BK 179.maddeler gereğince davanın reddini savunmuştur.
Borçlu, araçların davacıya ait olduğunu belirterek davayı kabul etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; davacı tarafından dava konusu dört aracın hacizden önce satın alındığı, mülkiyet hakkının noter satış sözleşmesiyle alıcıya geçeceği, davalı tarafından açılmış bir tasarrufun iptali davası bulunmadığı, alacaklı tarafından satışın muvazaalı olduğu öne sürülmüş ise de iddiasını kanıtlayıcı delil sunmadığı, borçlunun ticari faaliyetine devam ettiği ticari faaliyetini terke yönelik bir durumu olmadığı, araçların 14.1.2009-14.1.20010 dönemi sigora poliçelerinin davacı adına olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne,dava konusu araçlar üzerindeki haczin kaldırılmasına, davalı alacaklının kötüniye-
ti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı ile mahkumiyetine yerolmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
2918 Sayılı KTK’nun 20/d maddesi uyarınca araçların satış ve devrinin geçerli olabilmesi için sözleşmenin noterde düzenleme şeklinde yapılması gerekir.Satışı resmi şekle bağlı sözleşmelerin danışıklı olduğu ileri sürülebilir.Davalı alacaklı ayrıca iptal davası açmadan satışa ilişkin noter senedi ve trafikteki kaydın danışığa dayalı olduğunu iddia ve ispat edebilir.
Somut olayda dava konusu dört araç, takip konusu borcun doğumundan sonra ve takipten önce aynı gün davacı 3.kişiye satılmıştır. Davacı şirket ile borçlu yönünden adres ve ortaklık yapısı bakımından ortaklık bulunmamakla birlikte Didim’de aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri anlaşılmaktadır. Davacı 3.kişinin borçlu gibi tacir olduğu ve borçlu ile aynı ilçede aynı iş kolunda faaliyette bulunduğu, dava konusu araçların ticari araç olması ve borçlunun ticari emtiasının mühim bir kısmını oluşturduğu gözönüne alındığında davacı 3.kişinin basiretli bir tacir gibi davranmadığı aynı gün borçludan dört araç satın almasının onun iyiyetini göstermiyeceğinden dava konusu araç satışlarının alacaklıdan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olduğu bu satışların iyiniyetli alacakının haklarını etkilemiyeceği gözönüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.