Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/7529 E. 2012/8291 K. 28.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7529
KARAR NO : 2012/8291
KARAR TARİHİ : 28.06.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın trafik kazasında hasarlandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/781-2008/770 sayılı dosyada kısmi alacak davası açtıklarını bu dosyada alınan bilirkişi raporuna göre 28.700 TL hasar tesbit edildiğini, mahkemece taleple bağlı kalınarak 6.000 TL yönünden davanın kabul edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 22.700 TL asıl alacak ve davalının temerrüt tarihinden eldeki dava tarihine kadar işlemiş 16.709,72 TL faiz toplamı 39.409,72 TL’nin faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, poliçe prim peşinatı olay tarihinden sonra ödendiğinden hasarın teminat kapsamında kalmadığını faiz talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı … şirketine kasko sigortalı 34 ZK 4048 plakalı 2005 model Honda HR V Jeep tipi arazi taşıtı dosyaya getirilen trafik kaydına göre dava dışı … adına kayıtlıdır. Bu araç dosyada mevcut 20.1.2006/20.1.2007 vadeli kasko sigorta poliçesi ile davalı
şirket nezdinde sigortalanmış olup poliçede davacı … sigorta ettiren konumundadır. Sigortalı olarak kimse gösterilmemiştir. Davacı kaskolu araçla 3.2.2006 tarihinde tek taraflı kaza yapmış, bu kazada kendisi yaralandığı gibi araçta ağır şekilde hasarlanmıştır.
Davacı vekili tarafından davalı … şirketi aleyhine … 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/781-2008/770 sayılı dava dosyasında 9.10.2007 tarihinde kısmi dava açılarak araçta ekspertiz raporuna göre 41.530 TL tutarında hasar tesbit edildiği, işlemiş faizle birlikte 59.003 TL alacak bulunduğu belirtilerek şimdilik 6.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın tahsili talep edilmiştir. Aracın sigorta bedeli 40.480 TL’dır. Bu dosyada alınan 23.7.2008 tarihli bilirkişi kurulu raporunda aracın perti uygun görülerek, olay tarihindeki piyasa rayiç değerinin 36.200 TL, sovtaj değerinin 7.500 TL olduğu, aracın davacı uhdesinde kalması halinde davacının 28.700 TL alacağı bulunduğu belirtilmiş, mahkemece maddi tazminat yönünden taleple bağlı kalınarak 29.12.2008 tarihli kararla 6.000 TL üzerinden dava kabul edilmiş, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili bu karardan sonra 12.2.2009 tarihinde eldeki işbu davayı açarak davalı … şirketinden bakiye (28.700-6.000-22.700) 22.700 TL alacak ile 17.2.2006 temerrüt tarihinden itibaren işleyen 16.709,72 TL işlemiş faiz toplamı 39.409,72 TL alacağın faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Bu arada … 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ilgili hükmü taraf vekillerince temyiz edilmiş ve Dairenin 12.10.2009 tarih 2009/2470-6249 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamında özetle; ilke olarak mal sigortalarında eşyanın hasarından mütevellit sigorta yaptırmak hakkının sadece malike ait olduğu, söz konusu poliçede sigortalı olarak bir ismin yazılmadığı, kasko sigortasının esas itibariyle bir mal sigortası olduğundan, sigorta sözleşmesinin kurulmasında sigorta ettirenin menfaatinin bulunmasının zorunlu olduğu, bu menfaatin ayrıca meşru olmasının gerektiği, bir kimsenin sigortalı mal üzerinde gerçekten bir menfaatinin bulunmaması halinde o malı fiilen sigorta ettirmiş olsa dahi, riziko halinde o şeyin hasarlanmasından dolayı tazminat istenmesinin mümkün olmadığı, bir menfaat olmaksızın yapılan sigortaların
TTK’nun 1264/II.maddesi uyarınca batıl olduğu bu hükmün emredici nitelikte bulunduğu, TTK’nun 1269.maddesi hükmüne göre bir menfaatin sigortalanabilmesi için ekonomik değerinin olması, hukuken geçerli olması ve halihazır veya müstakbel bir menfaat olması gerektiği, davacının hasar gören araç üzerinde TTK’nun 1269, 1270 ve 1271.maddeleri uyarınca bir menfaatinin bulunup bulunmadığı, aktif dava ehliyetinin olup olmadığı resen araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi hususları belirtilmiştir. Davacı vekilinin karar düzeltme istemininde reddine karar verilmiştir. Bozmadan sonra … 20.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/318 Esasına alınan dosyada 6.3.2012 gün 2011/318-2012/53 sayılı kararla davacının aracı sigorta ettirmek konusundaki menfaati ispatlanamadığından, bu hususta delil, belge sunulamadığından davanın aktif husumet ehliyeti yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, henüz taraflarına tebliğ edilmemiş ve kesinleşmemiştir. Taraf ehliyeti, mahkemece resen gözetilmesi gereken hususlardandır. Eldeki davada davalı … şirketi vekili süresinde zamanaşımı definde bulunmuş, mahkemece davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığından bahisle reddine karar verilmişsede; taraf ehliyeti öncelikle gözetilmesi gereken dava şartlarındandır. İşbu dava davacı tarafça açılan önceki kısmi davanın devamı niteliğindedir ve davaların tarafları, konusu, sebebi aynıdır. Davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan bir davada verilecek hüküm diğerini doğrudan etkileyecektir. Bu durumda mahkemece … 20.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 6.3.2012 gün 2011/318-2012/53 Esas ve Karar sayılı dava dosyasının sonucunun beklenmesi ve ona göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçemde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi ve şekline göre davacı … vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.