Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/4552 E. 2010/10745 K. 09.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4552
KARAR NO : 2010/10745
KARAR TARİHİ : 09.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ :Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … Baloğlu tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 55.650 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı aracının trafik sigortasından 4.000 TL tahsil edildiğini, davalı tarafın kaza tesbit tutanağına göre %80 oranında kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.250 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş; 10.6.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 11.130 TL daha artırarak toplam 51.650 TL’nin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davacı vekili, mahkemenin birleşen 2006/49-551 sayılı dava dosyasında davalı … … Ltd. Şti aleyhine açtığı davada aynı olay nedeniyle bu davalıların %20 kusur oranına isabet eden 11.130 TL’nin 4.000 TL’sinin trafik sigortasından tahsil edildiğini belirterek bakiye 7.130 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … aracını olay tarihinden önce galericiye sattığını, galeriden diğer davalı … Baloğlu’nun satın aldığını ve kaza yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Baloğlu ceza davasının sonucunun beklenmesini beyan etmiştir.
2010/4552
2010/10745
Birleştirilen davada, davalıları vekili kusuru kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı … Baloğlu hakkındaki davanın kabulü ile 51.650 TL tazminatın 40.250 TL’sinin ödeme tarihinden, 11.130 TL’sinin ıslah tarihinden işleyecek reeskont faizi ile bu davalıdan tahsiline, davalı … hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … Baloğlu tarafından temyiz edilmiştir.
1-HUMK’nun 45. ve devamı maddeleri uyarınca, davaların birleştirilmesi halinde, bunların yargılaması birlikte yürütülmekte olup, her dava bağımsız karakterini korumaktadır.
Bu durumda, mahkemece her dava için ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken birleştirilen dava hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre;
a-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesine göre davacı vekilinin ve davalı … Baloğlu’nun aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
b-Dava trafik kazasından doğan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Asıl davada, davacı vekili dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davalıların %80 kusur oranına isabet eden 40.520,00 TL, birleştirilen dava ise, diğer davalıların %20 kusur oranına isabet eden 7.130 TL tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile asıl davanın davalı sürücüsü olayda 8/8 kusurlu bulunduğu saptanması üzerine davacı vekili %20 kusur oranına isabet eden 7.130 TL tazminat miktarı için ıslah talebinde bulunmuştur.
HUMK’nun 83. maddesi uyarınca, ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltilmesidir. Islahın amacı, yargılama süresinde, şekli ve süreye aykırılık sebebi ile ortaya çıkacak maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmaktır. Ancak, açık bir irade beyanı ile terk edilen haklar maddi gerçeğin şekle feda edilmesi gibi bir sonuç doğurmadığı için, ıslah konusu olamaz.
2010/4552
2010/10745
Bu durumda, davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş ise de, açıkca kusur oranı konusunda fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmamış, %80 kusur oranı ile kendisini bağlamış olup, tazminatın dava dışı bıraktığı kısımından zımnen feragat ettiğini kabulü gerekir. (HGK.nun 14.12.2005 gün 2005/17- 736- 722 sayılı kararı)
O halde mahkemece, %80 kusur oranına isabet eden kısım üzerinden tazminata karar verilmesi gerekirken, HUMK.nun 74.maddesine aykırı olarak ve talep aşılarak fazla tazminata hükmedilmesi isabetli değildir.
c-Davacı dava dilekçesinde, “TC.Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı reeskont faizi” talep etmiş ise de, davalı aracı özel araç olduğundan hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
d-Davacı vekilinin temyizine gelince;
2918 sayılı KTK.nun 85.maddesi gereğince araç maliki işleten sıfatı ile trafik kazasından doğan maddi zararlardan sorumludur. Aynı yasanın değişik 20/d maddesine göre, trafikte kayıtlı motorlu araçların noterce yapılmayan her çeşit satış ve devirleri geçersizdir.
Somut olayda davalı … tarafından aracın satışı için 3.12.2004 tarihli vekaletname verilmiş trafik kazası 7.12.2004 tarihinde meydana gelmiş, aracın noterden satışı ise 30.12.2004 tarihinde gerçekleşmiştir.
Bu durumda kaza tarihinde araç maliki davalı … olup, işleten (malik) sıfatı ile tazminattan sorumlu olması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı … ‘nun temyiz itirazlarının kabulüne, 2-a nolu bentdde açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı … ‘nun sair temyiz itirazının reddine, 2-b-c bendlerinde açıklanan nedenlerle davalı … ‘nun temyiz itirazlarının kabulüne, 2-d bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 17,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna ve peşin
2010/4552
2010/10745
alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Baloğlu’na geri verilmesine 9.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.