YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9107
KARAR NO : 2011/10062
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında, dosyada aciz belgesi bulunmadığı ve bunun sonucu olarak dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonucun dosya içeriğine uygun düşmediği, kural olarak bu tür davaları elinde geçici ya da kesin aciz belgesi olan alacaklıların açabileceği, somut olayda, borçlu (davalı) …’ün imzasını da taşıyan 11.1.2007 tarihli haciz tutanağında borçlunun haczi kabil menkul malına rastlanmadığı ve haczi kabil mal olmadığından işlem yapılamadığının belirtilmiş olmasına göre borçlunun aczinin gerçekleştiği ve düzenlenen tutanağın da aciz belgesi niteliğinde olduğu ve bunun sonucu olarak da dava koşulunun gerçekleştiği kabul edilip davanın esasının incelenmesi yerine bu yönler göz ardı edilerek yazılı Olduğu üzere karar verilmiş olmasının doğru olmadığına değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda satışın baba oğul arasında gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı …’ın borçlu …’nin oğlu olmasına İİK’nın 278/III-1.maddesinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine,buna ilaveten davalı …’ın babası olan borçlu Fethi’nin alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufuniptali gerekeceğine (İİK. 280/II) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davanın kabulüne karar verildiği halde infazda tereddüt yaratacak şekilde icra dosya numarası belirtilmeden yalnızca tasarrufun iptaline dair hüküm kurulması isabetli değildir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HMK’nun geçici 3.maddesinin 2.fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “iptaline” ibaresinden sonra gelmek üzere “İİK’nın 283/I fıkrası gereğince Gaziantep 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/9560 esas sayılı icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde cebri icra yetkisi tanınmasına” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.426,00 TL kalan harcın temyiz eden davalılardan alınmasına 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.