Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/5748 E. 2010/6015 K. 28.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5748
KARAR NO : 2010/6015
KARAR TARİHİ : 28.06.2010

MAHKEMESİ : Şarköy Asliye 1. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek borçlunun dava konusu taşınmazını diğer davalı damadına satışına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılar arasındaki akrabalıktan dolayı tasarrufun bağışlama niteliğinde olduğu ve 3. kişinin borçlunun alacaklılarına zarar verme kastını bildiğinin farz olunacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için borcun, iptali istenen tasarruftan önce doğması dava önkoşulu olup mahkemece res’en araştırılmalıdır. Dava koşulu gerçekleşmediği takdirde işin esası hakkında hüküm kurulamaz. Somut olayda yaptırılan bilirkişi raporunda davacının sahibi olduğu şirket defterlerinin tamamının ibraz edilmediğinden bazı defterlerin incelenemediği ve yevmiye defterinin de yıl sonu kapanış tasdikinin yaptırılmadığı belirtilmiştir. Davacı tarafından borcun kaynağı olarak gösterilen 31/03/2006 tarihli faturada yazılı malların borçluya teslim edilip edilmediği ve bu faturaya ilişkin KDV beyannamesinin verilip verilmediği faturanın davacının beyan ettiği tarihte kurulmuş bir ticari ilişkiyi gösterip göstermediği yeterince araştırılmamıştır. Ayrıca takibe konu çeklerin fatura tarihinden 1 yılı aşkın bir süre sonra tanzim edilmiş olmasının nedenleri de araştırılmamıştır. Bu nedenle davacı ve borçlu arasındaki ticari ilişkinin varlığının belirlenmesi için her iki tarafın ticari defterleri üzerinde karşılaştırmalı olarak inceleme yaptırılmalı, davacı alacağının tasarruf tarihinden önce doğup doğmadığı saptanmalı, takibe konu çeklerin fatura tarihinden çok sonra keşide edilmesinin nedenleri de araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 28.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.