YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1054
KARAR NO : 2010/10514
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın, davalıya ait lojmanlardaki garajın saç kaplamasının çökmesi sonucu hasarlandığını belirterek, sigortalıya ödenen 3.850,00 TL’nin davalıdan rücuen tahsili için yaptıkları icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kusura ve hasara itiraz edip, müvekkilinin lojman alanında oto garajı olarak yaptığı ve ortak kullanımına soktuğu bir yapı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre lojman tahsis edilen yerde davalı idarenin herhangi bir otopark yeri sağlamaması ve herhangi bir haksız fiil ve ihmalinin bulunmadığının anlaşılması nedenleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, hasara neden olan otoparkın çatısının kar sebebiyle çökmesi sonucu meydana gelen hasardan davalının sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, sigortalının hasarına neden olan otoparkın (garajın) lojmanlarda kalan personel tarafından yaptırıldığı, idarenin otopark sağlamadığı ve böyle bir sorumluluklarının bulunmadığı belirtilerek davanın reddi cihetine gidilmiştir.
2010/1054
2010/10514
Oysa, hasara neden olan otoparkın davalının sorumluluk sahasında olan Türkiye Vagon Sanayi lojmanlarının ve sosyal tesislerine ait alanda bulunduğu taraflar arasında çekişmesiz ve bu husus dosya kapsamı ile de sabit bulunduğuna göre, otoparkın davalı tarafından yaptırılmaması sonuca etkili olmadığı gibi, otoparkın davalıdan habersiz olarak yapıldığının kabulü de olanaksızdır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, davalının dava konusu hasardan sorumlu olduğunun ilke olarak kabulü ile , işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 02.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.