Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3279 E. 2011/11398 K. 29.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3279
KARAR NO : 2011/11398
KARAR TARİHİ : 29.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 29.11.2011 Salı günü davacı taraftan gelen olmadı. Davalı Generali Sigorta A.Ş vekili Av. … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın meydana gelen kazada ağır hasar gördüğünü, davalı … şirketinin 16.500 TL. araç bedeli ödeyeceğini bildirdiğini, ancak poliçede değerinin 27.500 TL. olduğunu belirterek 27.500 TL. tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, aracın kaza tarihindeki gerçek değerinin 16.500 TL. olduğunu davacının ödemeyi kabul etmediğini ve aracın hurdaya çıktığına ilişkin belgeyi sunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile; 16.850 TL. tazminatın 20.3.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
TTK’nun 1269.maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270.maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir. Sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatını almak suretiyle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Somut olayda, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankanın, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmamıştır. Bu durumda, mahkemece, dain ve mürtehin sıfatı olan bankanın açık muvafakatı olup olmadığının araştırılması, bankanın muvafakatı sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi halde davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Kabule göre de; – Dava, kasko sigortasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, sigortalı aracın tamamen hasarlı olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Kasko Sigortası Poliçesi Genel Şartları’nın 3.3.1.2’nci maddesinde onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıtın tam hasara uğramış sayılacağı, değeri tamamen ödenen araç ve aksamının, talep ettiği takdirde sigortacının malı olacağı düzenlenmiştir. Bu hükümden açıkça anlaşılacağı üzere, sigorta şirketi meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlüğü altında olup sigortalı araç hurdasını sigorta ettirenin kendisine verilmesi istenmedikçe, sigortacı sigorta ettirenin uhdesinde bırakıp hurda bedelinin tazminattan düşülmesini isteme hakkına sahip değildir. Ancak, somut olayda aracın Alanya 3. İcra Müdürlüğü’nün 2006/4773 Sayılı takip dosyası ile yapılan icra takibi sonunda aracın satıldığı belirtilmiştir. Mahkemece sigortalı aracın gerçek hurda bedelinin tespiti için bilirkişiden ek rapor alınarak, araç bedelinden mahsup edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 825,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 29.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.