YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5097
KARAR NO : 2010/6005
KARAR TARİHİ : 28.06.2010
MAHKEMESİ :… Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında, borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufların, üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlendiği, ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarrufların sınırlı olarak sayılmış olmadığı, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yapılarak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayininin hakimin takdirine bırakıldığı, (İİK.md.281). bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkemenin bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre de iptal kararı verebileceği (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı), mahkemece, borcun vadesinden bir gün önce tasarruf yapıldığı, borçlunun taşınmazı halen kullanması, tapu iptali ve tescil davası açması bu durumun hayatın olağan akışına uygun düşmemesi gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemece yapılan incelemenin ve toplanan delillerin varılan sonuç için yeterli olmadığı bu kapsamda, İİK’nın 278/2 bendinde belirtilen edimler arasında aşırı fark bulunup bulunmadığı hususuna yönelik bir araştırma yapılmadan ve bedel farkının varlığı belirlendiği takdirde de tasarrufun bağışlama hükmünde sayılacağı nazara alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve davalı borçlu … ile eşi tarafından davacı … aleyhine açılan Tire Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/151 esas sayılı dosyasında verilecek kararın bu davayı etkileyip etkilemeyeceği değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmadığı hususuna değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Tire Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/151 esas sayılı dosyasında verilecek kararın bu davayı etkileyeceği bu nedenle de belirtilen davanın sonucunun beklenmesi ve hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 28.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.