Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10410 E. 2010/11123 K. 16.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10410
KARAR NO : 2010/11123
KARAR TARİHİ : 16.12.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu Şirket ile Haluk aleyhine icra takibi yaptıklarını borcu karşılayacak mal bulunamadığını bu nedenle dava konusu taşınmazların davalı …, Çetin, … ve …’a satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Tamer ve … vekili davanın reddine savunmuştur.
Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Demirci ilçesi Tokmaklı köyü … numaralı parsel ve Urla-Güvendik Mahallesi, Kömürcü mevkiindeki … parsel sayılı taşınmazların satışında bedeller arasında fahiş fark bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, Demirci ilçesi Tokmaklı köyü … numaralı parsel ile Kemalpaşa ilçesi Ulucak köyü … parsel ve Bornova-Güldere Köyü … parselde kain taşınmazlarda ise taşınmazların 3. kişilerin elinden çıkması sebebiyle bedele dönüşen davada davalı 3. kişilerin bedelle sorumlu tutulmalarına karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2010/10410
2010/11123
1-Dava konusu taşınmazlardan Gökdere Köyü … parsel sayılı tarla ve zeytinlik vasıflı taşınmaz için yapılan inceleme: Davalı … ile 3. kişi durumundaki …’in borçlu şirkette hissedar oldukları ve şirketi temsil için her ikisinin de yetkili olduğunu gösteren belgeler ile 10/04/1995 tarihli vekaletname de değerlendirilerek … parselin davalı … Nesil’e yapılan satışının iptali ile bu taşınmaz için İİK 283/II.maddesi hükmüne göre davanın bedele dönüştüğü gözetilerek tazminata karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacının bu parsele ilişkin satışların tümünün iptali yönündeki temyiz istemlerinin reddi gerekir.
2-Dava konusu taşınmazlardan Tokmaklı Köyü … parsel sayılı tarla için yapılan incelemede: İİK’nın 278/2 maddesine göre taşınmazın satış bedeli ile satış tarihindeki gerçek değeri arasında başka bir deyişle yapılan tasarrufta edimler arasında aşırı fark bulunduğu hallerde yapılan satış bağışlama hükmünde olup tasarruf iptale tabidir. 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiği yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadıkça 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenmesine olanak yoktur. Somut olayda bu taşınmaz için satış sırasında ödenen miktar 750 TL olup taşınmazın satış tarihindeki gerçek değeri de 21.862 TL’dir. Bu durumda yapılan satışta bedeller arasında fahiş fark olup 381 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru değildir.
3-Dava konusu taşınmazlardan Urla İlçesi Güvendik Köyü … parsel sayılı tarla için yapılan incelemede: Davacı tarafından açılan dava İİK’nın 277 vd maddelerine dayalı olarak açıldığına göre İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenen iptale tabi tasarrufların da sınırlı olarak sayılmadığı genel bir tanımlama yapılarak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayininin hakimin takdirine bırakıldığı ( İİK.md.281 ). ve bu nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkemenin bununla bağlı olmadığı diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebileceği (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı) nazara alınarak davalı borçlu ile davalı 3.kişi
2010/10410
2010/11123
konumundaki … arasında ilişki olup olmadığı ve borçlunun alacaklısına zarar verme kastı ile hareket ettiğini bilecek durumda olup olmadığı üzerinde durulması bundan sonra da davalı … için de davacı vekili tarafından sunulan kesinleşmiş mahkeme kararları ile dosyaya sunulmuş belgelerin değerlendirilmesi sonucu bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
4- Dava konusu 36 parsel sayılı taşınmaz için temyiz istemi bulunmadığından inceleme yapılmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin 323 parsele yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle 381 ve 1915 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 16.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi