YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2916
KARAR NO : 2011/9886
KARAR TARİHİ : 27.10.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete trafik ve İMSS bulunan dava dışı 3. kişiye ait aracın müvekkiline ait araca çarparak hasarlandığını eksper raporuna göre araçta 21.801,87 TL tutarında hasar meydana geldiğini ihbara rağmen hasar bedelinin ödenmediğini davalıya sigortalı aracın sürücüsünün olayda tamamen kusurlu olduğunu belirterek davalının sorumluluğunda olan 16.000 TL.nın temerrüt tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili sigortalının kusuru oranında azami poliçe limiti ile sorumlu olduklarını, temerrüde düşürülmediklerini, reeskont faizi istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu trafik kazası davalıya sigortalı aracın poliçe yürürlük süresi içinde meydana gelmiştir. Zarar veren aracın ZMSS ve İMSS poliçelerini düzenleyen davalı …, 2918 sayılı KTK.nun 85. maddesi uyarınca aracın kullanılmasından doğan ve aracın işletenine düşen hukuki sorumluluğu azami poliçe limitine kadar zarar gören 3. kişilere karşı üstlenmektedir. Kural olarak rizikonun teminat dışı kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından somut delillerle kanıtlanması gerekmektedir.
Davacı taraf kaza tesbit tutanağı fotoğraflar ve hasar dosyasına dayanmıştır. Kaza tesbit tutanağı aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelelerdendir. Trafik görevlilerince düzenlenen kaza tesbit tutanağında, davalı aracının sürücüsünün sağa kontrolsüz manevra ile 86. sokağa dönüş yapıp, karşıyol bölümünden gelen araçların şeridine girdiği ve bu şeritte davacı aracına çarptığı, davalı sürücünün, ikiden fazla şeritli taşıt yollarında karşı yoldan gelen trafiğe veya yol bölümüne girme kuralını ihlal etmekten asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Her iki aracın sürücüleri 5.6.2007 tarihinde karakolda verdikleri ifadelerinde olayı doğrulayarak kazanın tesbit tutanağında belirtildiği şekilde meydana geldiğini söylemişler, ZMSS ve İMSS poliçesine istinaden hazırlanan ekspertiz raporlarında olumsuz bir görüş bildirilmemiştir.
Davalı taraf aracı, 1992 model Opel Omega 2.5 CD TD marka binek oto olup, davaya konu 31.5.2007 tarihli kazadan önce 9.4.2007 tarihinde 3. kişiye ait bir başka araçla daha çarpışarak hasarlanmış buna ilişkin hasar dosyası getirilmiştir. Davacı aracı ise, 1998 model BMW 520 IA tipi otomobildir.
26.5.2008 tarihli bilirkişi raporunda, neticeden davacı aracının hasarlı durumunu gösteren fotoğraflara göre, aracın ön tamponunun orta kısmının keskin köşe yapacak şekilde içeriye doğru çöktüğü sürücü ve yolcu hava yastıklarının açıldığı, davalı ve davacı araçlarının ön kısımlarındaki hasarların uyumlu olmadığı, davacı aracının ön tamponunun orta kısmının keskin köşe yapacak şekilde içeriye çökmesinin maddeten imkansız olduğu, davacı aracındaki hasarların tümünün bu kazada meydana gelmediği, araçtaki hava yastıkları ile ön tampon ile bağlı parçlarının davaya konu kazadan daha önceki tarihte hasarlandığı bu kazada dava aracının sürücünün kaza tesbit tutanağındaki gibi %100 oranında kusurlu ve
davacı taraf aracında KDV hariç 4.246,62 TL miktarında hasar meydana gelebileceği, 26.6.2008 tarihli 2. bilirkişi kurulu raporunda ise, hem davalı hem davacı aracının sürücülerinin şeride tecavüzlerinin bulunduğu, davalı aracının sürücüsünün 6/8, davacı aracının sürücüsünün 2/8 oranında kusurlu oldukları, davacı aracının onarımının ekonomik olmadığı 10.000 TL sovtaj bedelinin tenzili ile 14.000 TL tutarında zarar meydana geldiği belirtmiş; hasarların uyumlu olup olmadığı yönünde inceleme yapılmamıştır.
Çelişkinin giderilmesi yönünden alınan 5.5.2010 tarihli 3. bilirkişi kurulu raporunda, kaza tutanağındaki krokiye göre davalı ile davacı araçlarının tampon tampona (kafa kafaya) çarpıştığı, davalı aracın fotoğraflarına göre, aracın tam önden aldığı darbe nedeniyle hasarlanadığı, bu hasarların bu kazada meydana geldiği kanaatine varıldığı, davacı aracının hasarlı fotoğrafları üzerinde yapılan incelemeye göre aracın tamponunun tam orta kısmından aldığı darbe nedeniyle tam ortadan kırıldığı, U şeklinde hasarın oluştuğu, tamponun orta kısımdan içeri doğru girdiğini tamponun hem alt kısmında da hasar meydana geldiği, davacı aracındaki hasarların, aracın önden direk gibi bir yere çarpması sonucu meydana gelebileceği kanaatine varıldığı, davacı aracındaki hasarların bu kazada ve davalı aracın çarpması sonucu meydana gelmeyeceği, 1.ci bilirkişi raporunda belirtilen ve ayrı mı yapılan hasarların daha önce meydana geldiğinin kabulü halinde ise bu hasarların aracın hareketini engelleyeceğinden aracın hareket etmesinin mümkün olmadığını kusur durumu yönünden 2. bilirkişi kurulu raporuna katıldıklarını tutanağın kabulü halinde aracın pertinin uygun olduğunu sovtaj indiriminden sonra 10.000 TL zararın alacağını bildirmişlerdir.
Bu durumda mahkemece, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan kaza tesbit tutanağı mümzilerinin tanık sıfatıyla kazanın oluş şekli araçların hasarlı kısımları konularında dinlenilmeleri, daha sonra kusur hasar konusunda uzman İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurumlardan seçilecek önceki bilirkişiler dışında 3 kişilik bilirkişi kurulundan davacı aracında meydana gelen hasarın bu kazada meydana gelip gelmeyeceği davalı aracındaki hasarla uyumlu olup olmadığı hususlarında davacının iddiası davalının savunmaları kaza tesbit tutanağı, hasar dosyaları ekspertiz raporları fotoğraflar sürücülerin beyanları dosyada mevcut bilirkişi
raporları ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirildiği gerekçeli, ayrıntılı, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı Candemir Otom. Ltd.Şti vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.