YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4199
KARAR NO : 2010/10606
KARAR TARİHİ : 06.12.2010
MAHKEMESİ :Konya Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın müvekkilinin kullandığı mobilete çarpması sonucunda yaralandığını, bu nedenle zarar gördüğünü ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 57.500.00 TL tazminatın faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kusur ve limite göre sorumlu olduklarını, tedavi giderlerinin bakanlık tarifesine göre belirlenmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 57.500,00 TL’nin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki iki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde, tedavi, geçici işgöremezlik ve maluliyet tazminatı olarak toplam 6.000,00 TL istenmiş olup, toplam meblağın ne kadarının hangi kalem için istenilmiş olduğu belirtilmemiştir. Alınan bilirkişi raporuda ise toplam
2010/4199
2010/10606
84.812,64 TL geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı hesaplanmış, bunun üzerine davacı tarafça verilen ıslah dilekçesinde maddi tazminat olarak toplam 57.500 TL istenmiştir.
Mahkemece, davacıdan talebi açıklattırılarak, ne kadar tedavi gideri ve ne kadar işgöremezlik tazminatı istediği belirlendikten sonra, istemlerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3-Öte yandan, maluliyet durumunun tespiti, 1972 tarihli Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü ile 11.10.2008’de yürürlüğe giren Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesi gerekli olup, mahkemenin aldığı raporlarda bu tüzük hükümlerine göre bir değerlendirme yapılmamıştır.
Somut olayda, davacının maluliyeti bakımından, 02.11.2007 tarihli Meram Tıp Fakültesi Başhekimliği raporunda davacının rahatsızlığının sürekli işgücü kaybına neden olmayacağı belirtilmiş, 26.07.2007 tarihli Konya Numune Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu raporunda ise davacıda % 30 tedavi ile düzelir paranoid kişilik bozukluğu bulunduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, bu iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmak istenmiş, ancak ATK tarafından davacının gönderilmesinin gerektiği belirtilerek rapor düzenlenmemiş, bunun üzerine Meram Tıp Fakültesi’nden yeniden rapor alınmak istenmiş, bu kurum tarafından verilen raporda da davacının gözlem altında rapor alınabilecek bir kuruma gönderilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, gerekirse davacının gözlem altında tutularak rapor verebilecek bir kuruma veya Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde maluliyete ilişkin raporlar arasındaki çelişkiler giderilerek, denetime elverişli yeni bir heyet raporu alınması ve buna göre hüküm kurulması gerekirken, yetersiz raporlara dayalı olarak yazılı hüküm kurulması da doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
2010/4199
2010/10606
SONUÇ: Yukarıda, 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … şirketine geri verilmesine 06.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.