Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/6919 E. 2013/7582 K. 06.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6919
KARAR NO : 2013/7582
KARAR TARİHİ : 06.05.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, el atmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil istenilmiştir. Mahkemece davanın ecrimisil yönünden görevsizlik, el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme yönünden kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının maliki olduğu zemin kattaki 11 ve 12 numaralı bağımsız bölümlerinin arasındaki duvarı kaldırarak tek bağımsız bölüm haline getirdiğini, ön ve arka cephede apartmana ait ortak yerleri de bağımsız bölümüne eklemek suretiyle işyerini genişlettiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesini, onaylı projeye uygun eski hale getirilmesini ve haksız işgal nedeniyle 10.06.2005 tarihinden itibaren aylık 3.000 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece ecrimisil talebi yönünden miktar itibariyle mahkemenin görevli olmaması nedeniyle bu isteme ilişkin davanın ayrılmasına, elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme isteminin kabulüyle 09.05.2012 tarihli ek bilirkişi raporunda gösterilen değişikliklerin eski hale getirilmesine, davalının projeye aykırı şekilde ortak alana yaptığı el atmanın önlenmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin 2. (1086 Sayılı HUMK 388 ve 389. maddeleri) fıkrası “hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmünü içermekte olup, mahkeme kararının hüküm kısmında, hukukçu, mimar ve fenci bilirkişi raporunda gösterilen kısımlara yönelik müdahalenin men’ine ve bunların eski hale getirilmesi için 45 gün süre verilmesine karar verilmiş ise de; bu yasa hükmü gözardı edilerek, dava konusu edilen ve mahkemenin kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunda saptanıp müdahalenin men’ine ve eski hale getirilmesine karar verilen hususların neler olduğu anılan yasa kuralı uyarınca kararın hüküm sonucu kısmında birer birer şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça yazılması gerekirken, infazda duraksamaya sebep olacak biçimde bilirkişi raporuna yollamada bulunulmakla yetinilmesi,
2-634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin 2. fıkrası “…kat maliki kendi bağımsız bölümünde anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz. Tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapabilir.” hükmünü içermektedir. Somut olayda yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından davalının malik olduğu 11 ve 12 numaralı bağımsız bölümlerin arasındaki ara duvarın kaldırılarak iki bağımsız bölümün birleştirildiği anlaşılmaktadır. Ancak bu işlemin anayapının statiğine zarar verip vermediğiyle ilgili bilirkişi raporunda bir tespit yapılmamıştır. Yasanın yukarıda bahsedilen düzenlemesi karşısında; iki bağımsız bölüm arasındaki duvarın kaldırılması işleminin anayapının statiğine zarar verip vermediği yönünde bilirkişiden ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.