YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1325
KARAR NO : 2010/5310
KARAR TARİHİ : 08.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete ait aracın müvekkiline ait araca çarpması nedeniyle araçta meydana gelen 8.391 TL. hasar bedeli ve 1.650 TL. kazanç kaybı olmak üzere 10.041 TL. tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili kusur oranını kabul etmediklerini, aracın uzun süreli kiralama sözleşmesi ile ANTS Uluslararası Bağımsız Müşavirlik A.Ş.’ne kiralandığını sorumlulukları bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; aracın uzun süreli kiralama sözleşmesi ile dava dışı şirkete kiralandığı, davalının işleten sıfatının bulunmadığı gerekçesi ile davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı … Ltd.Şti zarara neden olan aracın maliki olup olay tarihinde aracı dava dışı ANTS Uluslararası Bağımsız Müşavirlik …7ne kiralamış olduğundan işleten sıfatının kalmadığı gerekçesi ile hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Karayolları trafik kanunun 3.maddesine göre “İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre, davalı şirket ile kiracısı arasında geçerli olarak kurulup teslimi gerçekleşen kira sözleşmesinin varlığının ispatı halinde bu kira sözleşmesi değerlendirilerek davalının işleten sıfatının kalmadığı söylenebilecektir. Davalı tarafından aracın dava dışı ANTS A.Ş. ne kiralandığı dolayısıyla işleten sıfatının kalmadığına dair savunması adi yazılı kira sözleşmesine dayanmaktadır.Mahkemece işleten sıfatının bulunmadığı sonucuna varılmış ise de davalının bu savunması başka güçlü delillerle kanıtlanmamış ve desteklenmemiş olup bu yönde yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli değildir.Öncelikle dosyaya ibraz edilen kira sözleşmesinin kazadan önce resmi mercilere ibraz edilip edilmediği araştırılıp, gerekirse kira sözleşmesinin taraflarının ticari defterleri üzerinde de inceleme yapılarak davalının işleten sıfatının devam edip etmediği belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın husumet yönünden reddi doğru olmadığından kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 8.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.