YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8240
KARAR NO : 2013/9533
KARAR TARİHİ : 03.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca; bilirkişi kurulu arazi niteliğindeki taşınmazın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise, özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır. Şu kadar ki, üretim giderlerinin içerisine tarla kirası, masrafların faiz karşılığı ve genel idari giderler dahil edilmemelidir.
Bu itibarla;
Dosyaya getirtilen gıda, tarım ve hayvancılık il müdürlüğü verilerine göre kuru arazi kabul edilen dava konusu taşınmazda buğdayın verimi 200 kg olduğu halde hükme esas alınan 1. bilirkişi raporunda 500 kg; buğday, pamuk ve beyaz lahananın fiyatı sırasıyla 0455, 0,93, 0,23 TL olduğu halde 1.bilirkişi kurulu raporunda sırasıyla 0,54, 1,36 ve 0,85 TL alınmak suretiyle değer belirlenmiş olması,
2-Dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki mevcut haciz şerhinin kamulaştırma bedeline yansıtılmaması,
3-Dava konusu taşınmazın tapu taydında su geçirme hakkı olup üzerindeki mevcut şerhler ile birlikte idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4-Kamulaştırılan taşınmazın davacı Karayolları Genel Müdürlüğü adına tesciline (talep halinde terkine) karar verilmesi gerekirken, istemin dışına çıkılarak davacı adına yol olarak terkinine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.