Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/7723 E. 2013/10220 K. 11.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7723
KARAR NO : 2013/10220
KARAR TARİHİ : 11.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, dava konusu taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğu ve kamulaştırmayı yapan idarece davalıya 03.03.2012 tarihinde uzlaşma konusunda tebligat yapıldığı, uzlaşma komisyonu tutanağında 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 8. maddesine istinaden parsel malikinin 01.02.2012 tarihinde pazarlık yapmak üzere çağrıldığı, ancak malikin 01.02.2012 tarihinde toplantıya gelmediği, 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine göre işlem yapılacağı hususları imza altına altına alındığı ve daha sonra bu davanın açıldığı, davanın yargılaması sırasında dava dilekçesinin tebliği üzerine davalı vekilinin ilk oturuma katıldığı ve cevap dilekçesi içeriğinde “idare tarafından tayin edilen bedilin düşük olduğunu, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda tayin ve tespit edilen kamulaştırma bedelinin iptal edilerek, arsa bedelinin günün rayiç ve emsal değerler nazara alınarak tespitini talep ettiğini” belirttiği, mahkemece davalıya uzlaşma konusunda yönteme uygun çağrı yapılmadığından, ön şart gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi içeriğindeki beyanlarına göre, Yasanın 8. maddesinde öngörülen biçimde uzlaşma konusunda tebligat yapılmış olsa bile anlaşmaya yanaşmayacakları anlaşıldığından davalı asile 8. madde gereğince tebligat yapılmasının sonucu değiştirmeyeceği ve dava ekonomisi de gözönünde bulundurularak ve davaya devam olunarak deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkemece yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.