Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/5650 E. 2011/6888 K. 30.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5650
KARAR NO : 2011/6888
KARAR TARİHİ : 30.06.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişiler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Ankara İli, Altındağ Belediyesi sınırlarında bulunan 21106 Ada, 10 numaralı Parsel üzerinde yapılmakta olan sağlık ocağı inşaatının yüklenicisi olan … İnşaat Turizm San. Ltd. Şti.nin üstlendiği işi noterde düzenlenen 28.03.2009 tarihli temlikname ile üçüncü kişi Hiltur Yapı Maddeleri Ltd. Şti.ne devrettiğini, bu firmanın diğer üçüncü kişi KS Yapı Malzemeleri Ltd. Şti. ile taşeronluk sözleşmesi imzaladığını, bundan sonra Ankara 15. icra Müdürlüğü’nün 2009/3197 ve 2009/2814 Takip sayılı dosyaları ile … firması hakkında başlatılan icra takipleri sırasında üçüncü kişilere ait konteynır ile inşaat demirlerinin 25.04.2009 ve 18.07.2009’da haczedildiğini belirterek konteynır ve 18.07.2009 günlü hacze konu inşaat demirinin davacı … Yapı Maddeleri Ltd. Şti.ne diğer inşaat demirlerinin ise davacı … Malzemeleri Ltd. Şti.ne ait olduğu gerekçesi ile üzerlerindeki haczin kaldırılması isteği ile üç ayrı istihkak davası açılmış, aralarındaki bağlantı nedeni ile üç dava dosyası birleştirilerek yargılamaya 2009/668 Esas sayılı dosya üzerinden devam edilmiştir.
Davalı (alacaklılar) vekili, haciz yapılan sağlık ocağının yüklenicisinin takip borçlusu olduğunu, hacizde borçluya ait belgelerin ele geçtiğini ve amblemini içeren eşyaların görüldüğünü, yapılan temlik işleminin alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlem niteliğinde bulunduğunu, sunulan fatura ve belgelerin istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu) vekili, istihkak iddiasını kabul ettiklerini belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin yapıldığı yerin bir sağlık ocağı inşaat sahası olduğu ve (yüklenici) üçüncü şahıs Hiltur Ltd.Şti.’nin haczedilen konteynır ve demirlerin, (taşeron) diğer üçüncü kişi şirketin ise sadece demirlerin kendisine ait olduğunu iddia ettiği, önceki yüklenici firmanın borçlu şirket iken takip ve borç tarihlerinden sonra üstlenilen işin üçüncü şahsa devredildiği, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yapıldığının kabulü gerektiği, istihkak iddialarının samimi olmadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
1.Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün 2009/2814 ve 3197 Takip sayılı dosyalarında yapılan 25.04.2009 günlü hacze konu konteynır ile ilgili üçüncü kişi Hilltur Yapı Maddeleri Ltd. Şti.nin istihkak iddiasına yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 4949 sayılı Yasanın 101. maddesiyle değişik 363. maddesi hükmüne göre; Yasa’nın yürürlüğe girdiği 30.7.2003 tarihinden sonra icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 2.000.000.000 TL’sını geçmesi gerekir.
İİK’na 4949 sayılı Yasa’nın 102. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerlendirme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların (on milyon TL) 10,00 TL.sını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
2008 yılında bu parasal sınır 3.600,00 TL. olarak uygulanmıştır. Öte yandan 20.11.2007 gün ve 27060 sayılı Resmi Gazetede ilan edilen Maliye Bakanlığı’na ait 387 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, 2008 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı % 12 olarak öngörülmüştür. Buna göre, 2009 yılında icra mahkemelerince istihkak davaları sonucunda verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin. 4.030,00 TL.sını geçmesi gerekir.
Somut olayda, üçüncü kişi Hilltur Yapı Maddeleri Ltd. Şti. iki ayrı takip dosyasında da aynı gün haczedilen aynı konteynır ile ilgili istihkak iddiasında bulunmuştur. Dava değeri her bir takip dosyasında üçüncü kişinin istihkak iddia ettiği menkul ile sınırlı olarak ayrı ayrı belirlenecektir.
Buna göre dava değeri Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün 2009/2814 Takip sayılı dosyasında 25.04.2009 günü haczedilen konteynırın değeri olan 3.000,00 TL ve Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün 2009/3197 Esas sayılı dosyasında da aynı gün haczedilen aynı mahcuzun değeri olan 3.000,00.TL’sıdır.
Bu durumda her iki takip dosyası için 25.04.2009 günlü hacze konu konteynır ile ilgili verilen hüküm kesin nitelik taşıdığından temyiz dilekçesinin İİK’nun 363, 365/3, Ek 1. maddeleri uyarınca REDDİNE,
2.Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün 2009/2814 Takip sayılı dosyasında yapılan 25.04.2009 günlü hacze konu inşaat demirleri ile ilgili üçüncü kişi KS Yapı Malzemeleri Ltd.Şti.nin ve aynı dosyada 30.05.2009’da haczedilip 18.07.2009’da muhafaza altına alınan inşaat demirleri ile ilgili üçüncü kişi Hilltur Yapı Maddeleri Ltd. Şti.nin istihkak iddiasına yönelik temyiz incelemesine gelince;
2009/2814 Takip sayılı dosyasında dava konusu yapılan muhafaza işleminin 30.05.2009 günlü hacze konu inşaat demirleri ile ilgilidir. Bunların 25.04.2009 günlü hacze konu demirlerden farklı olduğu dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelerden tereddütsüz bir biçimde anlaşılmaktadır.
Dairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre borcun doğumundan ve takip tarihinden sonra yapılan devirler alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlem olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda da borçlu, yüklenicisi olduğu işi borç ve takip tarihlerinden sonra üçüncü kişi Hilltur Yapı Maddeleri Ltd. Şti.ne devretmiştir. Mahkemenin alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlemler yapıldığı yönündeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı üçüncü kişiler vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişilerden alınmasına 30.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.