Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3929 E. 2011/10112 K. 31.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3929
KARAR NO : 2011/10112
KARAR TARİHİ : 31.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu Eyüp’ün üzerine kayıtlı taşınmazlarını mal kaçırma amaçlı davalı şirkete sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket ve … vekili, tapuda gösterilen değerin dışında ödeme yaptıklarını, aciz vesikasının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece borçlu ile davalı şirket ortakları arasında İİK 278/III-1. maddesinde belirtilen derecede yakın akrabalık ilişkisi bulunduğu, bu bakımdan borçlunun durumunu bilebilecek kişilerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı 3. kişi konumundaki şirketin, davalı şirket ortaklarından olan Hacer’in borçlu Eyüp’ün kardeşi, tapuda davalı şirketi temsilen işlemi gerçekleştiren …’nun ise borçlunun eşi Burçak’ın kardeşi olmasından dolayı borçlu Eyüp’ün alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle tasarrufun iptali gerekmesine (İİK. 280/I) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davanın kabulüne karar verildiği halde HUMK.’nun 389. maddesi uyarınca, hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddütü gerektirmeyecek
.
şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte olması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde icra dosya numarası belirtilmeden hüküm kurulması ve tasarrufun sadece alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 nolu bendindeki “satışına ilişkin tasarrufun” ibaresinden sonra gelen “İİK’nun 280. maddesi uyarınca iptaline” ibaresinin çıkarılarak “satışına ilişkin tasarrufun” ibaresinden sonra gelmek üzere “Bafra İcra Müdürlüğü’nün 2009/5836 sayılı takip dosyasına konu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak iptaline, davacı alacaklıya tasarrufa konu taşınmaz üzerinde haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına” ibarelerinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.