Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/2865 E. 2013/4414 K. 21.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2865
KARAR NO : 2013/4414
KARAR TARİHİ : 21.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 15. maddesinin 11. fıkrası hükmü uyarınca takdir komisyonunun belirlediği ve bilirkişi kurulunun saptadığı değerler arasında önemli bir oransızlık (bir mislini aşan) bulunduğundan mahkemece aynı usullerle yeni bilirkişi kurulu oluşturularak rapor alınmış, davacının düşük, davalının ise yüksek değeri içeren raporları kabul etmemeleri nedeniyle yeniden bilirkişi kurulu oluşturulup üçüncü bir rapor alınarak bu raporlardan ortalama değeri ifade ettiği (uzlaştırıcı rapor olduğu) gerekçesiyle üçüncü bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme sonucu alınan bilirkişi kurulu raporları hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendine göre; kamulaştırılan taşınmazın arsa olarak kabulü halinde kamulaştırma (değerlendirme) gününden önceki özel amacı olmayan emsallerin satış değeri esas alınarak kamulaştırma bedelinin tespiti gerektiğinden, gerçekçi ve doğru sonuçlara ulaşılabilmesi için emsal olarak alınan taşınmazın satış tarihinin değerlendirme tarihinden önce ve değerlendirme tarihine yakın olması, dava konusu taşınmaza örnek teşkil edebilecek nitelikte ve dava konusu taşınmaz ile aynı veya yakın semtlerde bulunması, topografik yapısı, manzarası, konumu, üzerinde yapılabilecek inşaat ve katlar için izin ve ruhsat sınırları, yüzölçümleri, imar uygulamasına konu edilmiş olup olmadıkları, sokak, cadde veya şehir alanlarına cepheleri ve mesafeleri gibi yönlerden benzer ya da yakın özellikleri taşıması aranmakta olup, İskenderun gibi gayrimenkul satışlarının hareketli olduğu bir bölgede yakın tarihli emsal bir satışın bulunamayacağından da bahsedilemeyeceğinden, değerlendirmede esas alınan birinci bilirkişi kurulu raporunda satış tarihinin 1986 olması nedeniyle aradan geçen uzun sürenin yanıltıcı sonuçlara götürebileceği de dikkate alınmadan Şevre mevkii 3 parsel sayılı taşınmazın satışının somut emsal olarak alınması,
2-Dosyaya getirtilen belediye başkanlığı yazılarından, dava konusu ve ikinci bilirkişi kurulunca somut emsal olarak alınan 2938 parsel numaralı taşınmazların kadastro parseli oldukları anlaşıldığı halde, dava konusu taşınmazın sözü edilen somut emsalle karşılaştırılması sonucu bulunan değerinden İmar Yasasının 18. maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payına tekabül eden oranda indirim yapılması gerekmediği dikkate alınmadan, %40 oranında indirim yapan ikinci bilirkişi kurulu raporunun değerlendirmeye esas tutulması,
3-İkinci bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmazın somut emsal olarak alınan 2938 parsel sayılı taşınmazla karşılaştırılması sonucunda emsalden 2,5 kat, üçüncü bilirkişi kurulunca somut emsal alınan 627 parsel numaralı taşınmazla karşılaştırılması sonucunda ise emsalden %60 daha değerli olduğu kabul edilmiş ve bu raporlar değerlendirmeye esas alınmış ise de; 2942 Sayılı Yasanın 11. maddesinin (d) bendi uyarınca, emlak vergi değerlerinin de dava konusu taşınmaz ile emsalin karşılaştırılmasında gözönünde tutulması gerektiğinden, dava konusu taşınmazın ve emsalin emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerlerinin oranı ile bilirkişi raporunda değerlendirmeye esas alınan oranın birbirinden büyük ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişkinin giderilmesi gerekir. Dosyaya getirtilen kayıtlara göre; 2009 yılında dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas asgari m² değeri 24,69 TL, ikinci bilirkişi kurulunca emsal alınan 2938 parselin 69,6 TL ve üçüncü bilirkişi kurulunca emsal alınan 627 parsel numaralı taşınmazın ise 34,23 TL olduğu anlaşıldığından, dava konusu taşınmazın değerinin en fazla emsal olarak alınan taşınmazlar kadar olabileceği gözetilmeden, vergi değerlerine ters düşecek şekilde dava konusu taşınmazın emsal alınan taşınmazlardan daha değerli olduğunu kabul eden ikinci ve üçüncü bilirkişi kurulu raporlarının değerlendirmede dikkate alınarak hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen mahkemenin 2005/399 Esas-2006/169 Karar (Dairenin 2006/6252 Esas-8857Karar sayılı) ve yine mahkemenin 2005/422 Esas-2006/170 Karar (Dairenin 2006/6253 Esas 8856 Karar sayılı) dosyalarında, aynı taşınmazların bir kısım paydaşları tarafından açılan kamulaştırma bedelinin artırılması davalarında 2005 yılı itibariyle tespit edilmiş bulunan bedeller de değerlendirilmek suretiyle yukarıda bozma bentlerinde açıklanan hususlarda her üç bilirkişi kurulundan ek raporlar alınmalı, raporların bozmaya uygunluğu denetlendikten sonra oluşacak sonuca göre bu üç rapordan ortalama değeri ifade eden uzlaştırıcı rapora göre hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.