Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/9114 E. 2013/11105 K. 10.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9114
KARAR NO : 2013/11105
KARAR TARİHİ : 10.07.2013

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespite ilişkin davada İstanbul 14. Sulh Hukuk ve İstanbul 5. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, davacının bilgisi dışında adına kredi kartı çıkartılarak yapılan alışverişlerden dolayı davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Sulh Hukuk Mahkemesince, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Tüketici Mahkemesi ise, kredi kartı sözleşmesinin davacı tarafından imzalanmadığı iddia edildiğinden, taraflar arasında 4077 S.Y. Kapsamında tüketici işlemi bulunmadığı gerekçesi ile görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta,davacı ile davalı banka arasında kerdi kartı sözleşmesi yapıldığı ve taraflar arasında 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir hukuki ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacının iddiası, dava dışı 3. kişi tarafından bilgisi ve rızası dışında kimlik bilgileri kullanılarak sahte imza ile kredi kartı alındığı yönünde olup, iddianın ileri sürülüş biçimi ile taraflar arasındaki ilişkiye göre işlemin tüketici işlemi olmadığı açıktır. Bu durumda davada 4077 sayılı Kanun hükümleri değil, TTK ile Bankalar Kanunu gibi özel mevzuat hükümleri uygulanacağından, uyuşmazlığın İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülerek çözümlenmesi gerekmektedir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK 21, 22 ve 23. (HUMK’nın 25. ve 26.) maddeleri gereğince İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 10.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.