Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/3952 E. 2010/10823 K. 09.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3952
KARAR NO : 2010/10823
KARAR TARİHİ : 09.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili bir kısım dahili davalıların murisi olan…’nın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait … parsel, … ada … ve … parsel, … parsel,… ada … ve … parsel, … ada … parsel sayılı taşınmazlarını eşi olan davalı …’na sattığını, Naime’nin de 658 sayılı parseli …’e, … ada … sayılı parseli …’a, onun da …’ye sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılardan Ökkeş, Mehmet ve… ile … davanın reddini savunmuş, …, …, …, … ve … yetki itirazında bulunmuş, diğer davalılar cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, bedeller arasında fahiş fark bulunması, taşınmazların kısa aralıklarla el değiştirmeleri nedeniyle davalılar …, …, … ve … ile Ahmet Damataşı mirasçıları olan dahili davalılar hakkındaki davanın kabulüne, dava konusu 658 ve 1760 ada 61 sayılı parsellere ilişkin tasarrufların iptaline,
2010/3952
2010/10823
diğer taşınmazlara yönelik davanın reddine karar verilmiş hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bir davada yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz bir biçimde toplanması için tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Asıl olan yargılamanın tarafların huzurunda yürütülmesi olmakla birlikte taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka duruşma gününden haberdar edilmeleri gerekir. HUMK.nun 73. maddesine göre mahkeme tarafları dinlemeden iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. 7201 sayılı tebligat yasasının 10. maddesine göre de tebligat tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır. Somut olayda hükmü temyiz eden davalı …’e Adana 4.Asliye Hukuk Mahkemesince dava dilekçesi “… Mahallesi 10.sokak Şen Kent Sitesi Ç blok No:2 …” adresi yazılmak suretiyle tebliğe çıkartılmış ve aynı çatı altında oturan eşinin imzasına tebliğ edilmiştir. Daha sonra mahkemece yetkisizlik kararı verilmiş, bu karar adı geçen davalı ile alakası bulunmayan “… Caddesi No:35 Kahramanmaraş” adresine tebliğe çıkarılarak yeğeni olduğu bildirilen ancak dosyadaki belgelerden adı geçen davalı ile yakınlığı tespit edilemeyen … imzasına tebliğ edilmiş, dosyanın yetkisizlik kararından sonra geldiği mahkemece de adı geçen davalıya aynı adreste duruşma gününü bildiren davetiye tebliğe çıkarılmış, davetiye belirtilen adreste bir başka şahsın oturduğundan bahisle iade edilmiş mahkemece aynı adres üzerinden yapılan araştırma sonucu davalının adresi tespit edilemeyince duruşma günü ilanen tebliğ edilmiştir.Ancak mahkemece davalı …’in gerek dava dilekçesinin tebliğ edildiği adrese gerekse tapu sicil müdürlüğünde bulunan adresine tebligat çıkarılmamış, usulüne uygun tebligat yapılmadığından yetkili mahkemedeki duruşmalara da katılmamış, yargılama yokluğunda devam ettirilip sonuçlandırılmış, gerekçeli karar ise kendisine dava dilekçesinin tebliğ edildiği ilk adresinde tebliğ edilmiş, böylece HUMK.nun 73. maddesine aykırı biçimde davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu nedenle davalı …’e duruşma gününün usulüne uygun biçimde tebli-
2010/3952
2010/10823
ği, savunmasına ilişkin delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken savunma hakkını kısıtlar şekilde eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ :Yukarda açıklanan nedenlerle davalı …’in temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 9.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.