YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3742
KARAR NO : 2012/8003
KARAR TARİHİ : 25.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait olan ve davalı …’ya … poliçesi ile sigortalı aracın meydana gelen kaza sonucunda hasarlandığını ve aracın kullanılamaz hale geldiğini belirterek 6.000 TL hasar bedeli ile 2.000 araç kiralama bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, araç kiralama bedelinin poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, her ne kadar aracın kasko bedeli 33.900 TL ise de bilirkişi raporunda rayiç değerin 22.000 TL, sovtaj bedelinin 6.500 TL olarak belirlendiği, aracın hurdasının davacının hakimiyetinde olmadığı, davalı tarafa bırakıldığı anlaşıldığından 22.000 TL.nin 27.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kaza sonrası başka bir araç kiralanmasına yönelik poliçede herhangi bir teminat öngörülmediğinden buna ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirlenen tazminata hesaplamasının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B.3.3.1.2 maddesinde belirlenen ‘Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur.’ hükmüne göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı
dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının ticari işle iştigal etmesine ve taraflar arasındaki ilişkinin ticari faaliyete ilişkin olmasına göre, mahkemece hükmedilen tazminatlar yönünden ticari faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün ( 6100 s.HMK geçici 3. maddesi uyarınca) 1086 s.HUMK 436/2 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, hüküm fıkrasının ‘22.000 TL.nin 27.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline’ cümlesindeki ‘yasal faiziyle’ ibaresinin silinerek yerine ‘ticari faiziyle’ ibaresinin eklenmesine, hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 958,95 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.