Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/14612 E. 2012/13736 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14612
KARAR NO : 2012/13736
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (3.kişi), davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlu … aleyhine yapılan takipte alınan talimat ile Diyarbakır 2.İcra Müdürlüğünün 2009/146 Tal. Sayılı dosyasından 10.6.2009 tarihinde yapılan haciz işleminde, borçlu ile ilgisi olmayan ve kendisine ait işyerindeki menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, haciz işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre; takip borçlusunun 20.7.2008 tarihinde haciz yapılan yerdeki işyerini terk ettiği, davacı 3.kişinin aynı yerde 01.6.2009 tarihinde faaliyete geçtiği, davalı (alacaklı) tarafça ibraz edilen faturanın borçlu ve davacı ile ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
Dava konusu 10.6.2009 tarihli haciz işlemi 01.6.2009 tarihinden itibaren davacı 3.kişi adına kayıtlı işyerinde yapılmış, haciz sırasında hazır bulunan davacı 3.kişinin babası işyerinin borçluyla ilgisi olmayıp … … isimli kişiden devralındığını belirtmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgeler ile vergi dairesi yazısına göre, haciz uygulanan adreste 18.7.2007 ila 20.7.2008 tarihleri arasında dava dışı (borçlu) …’ın, 19.7.2008 ila 01.6.2009 tarihleri arasında dava dışı (4.kişi) … …’ın, 01.6.2009 tarihinden sonra da davacı 3.kişinin aynı iş kolunda ticari faaliyette bulundukları anlaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesinde aynı yerde daha önce borçlunun ticari faaliyette bulunduğunu belirtmiş, davalı alacaklı vekili 3.kişiden önce adreste bulunan … …’ın borçlunun gelini olduğunu ileri sürmüştür.
Her ne kadar, borçlu yukarıda belirtilen tarihler arasında haciz uygulanan adreste ticari faaliyette bulunmuş olup, takip dayanağı borç daha ileri bir tarih olan 30.9.2008 ve sonraki tarihli çeklerden kaynaklanmakta ise de, ticari hayatta ileri tarihli çek keşide edildiği de bir gerçektir.
O halde, davacı 3.kişi haciz adresinde 01.6.2009 tarihinden itibaren ticari faaliyete başlamasına karşın, mahkemece, borçlu ile alacaklı ve borçlu ile dava dışı 4.kişi …arasındaki ticari ilişkinin (alım-satım, devir vs.) ve dolayısıyla takip konusu borcun doğum tarihinin, varsa devir işlemlerinin tarafların ticari kayıt ve defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenmesi, kayden borçludan sonra ve davacı 3.kişinin ticari faaliyete başladığı tarihe kadar aynı yerde aynı iş kolunda ticari faaliyet yürüttüğü anlaşılan dava ve takip dışı … … ile borçlu arasında akrabalık vs. türden bir organik bağ bulunup bulunmadığı yönünden davalı alacaklı taraf iddialarının da araştırılması, bu hususların tartışılıp irdelenmesi, sonuçta borçlu tarafından borcun doğumundan sonra alacaklıdan mal kaçırmaya ve muvazaaya yönelik devirler yapılıp yapılmadığının, varsa borcun doğumundan sonraki bu tür devirlerin İİK.nun 44.ve B.K.nun 179.maddeleri gereğince alacaklının haklarını etkilemeyeceği göz önünde bulundurularak ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.