Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/2194 E. 2010/6143 K. 01.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2194
KARAR NO : 2010/6143
KARAR TARİHİ : 01.07.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta 7.014,49 TL tutarında hasar meydana geldiğini, müvekkilinin hasar bedeli olarak 6.500 TL’yi anlaşmalı servise ödediğini, davalı sürücünün olayda %50 oranında kusurlu olduğunu belirterek kusur oranına isabet eden 3.250 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş; 1.6.2009 tarihli oturumda davalı … hakkındaki davayı … bıraktığını beyan etmiştir.
Davalı … vekili, kusuru, hasar miktarını kabul etmediğini, dava açılmadan önce temerrüde düşürülmediklerini, yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı … yönünden açılan davanın … bırakılmasına, davalı … hakkındaki davanın kabulü ile 3.250 TL tazminatın 14.10.2004 tarihinden işleyecek reeskont faizi ile bu davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı …’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK’nun 1301.maddesine dayanılarak açılan rücuan tazminatı istemine ilişkindir.
HUMK’nun 74.maddesi hükmü uyarınca “Türk Medeni Kanunu ile muayyen hükümler mahfuz olmak üzere hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla mukayyet olup ondan fazlasına veya başka birşeye hüküm veremez. Tahakkuk edecek hale göre talepten noksan ile hüküm caizdir.”
Yukarıda açıklanan ilkelere göre somut olaya baktığımızda; davacı vekili dava dilekçesinde davalı araç sürücüsünün kazada %50 oranında kusurlu olduğunu belirterek, sigortalı aracın hasar bedeli olarak onarım servisine ödenen 6.500 TL’nin davalı tarafın kusur oranına isabet eden 3.250 TL’sının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Yargılama sonucu kusur yönünden alınan 4.4.2007 tarihli bilirkişi raporunda; davalı aracının sürücüsünün olayda %60 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş; hasar yönünden aldırılan 11.7.2008 tarihli bilirkişi raporunda davacıya kasko sigortalı araçta KDV dahil parça bedeli ve işçilik tutarının 6.360 TL olduğu bu meblağdan, araçtan çıkan parçaların hurda bedeli olan 150 TL’nin mahsubu ile 6.210 TL miktarında hasar meydana geldiği anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, davalı … vekilinin müvekkiline izafe edilen kusura itirazı da gözetilip, davacı tarafın talebi ile bağlı kalınarak 6.210 TL hasar bedelinin %50 kusur oranına isabet eden 3.105 TL’sına hükmedilmesi gerekirken, HUMK’nun 74.maddesi hilafına talep aşılmasına sebebiyet verecek şekilde, yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nın sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nın temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı … yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 1.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.