Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/3728 E. 2013/5137 K. 01.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3728
KARAR NO : 2013/5137
KARAR TARİHİ : 01.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-2942 Sayılı Yasa’nın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın, kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği gerekçeli raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurlar ile her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın kabul görmüş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Bu itibarla;
Geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğü verilerine göre arpanın dekara ortalama verimi 300 kg olduğu halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda 350 kg, buğdayın dekara ortalama verimi 350 kg olduğu halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda 380 kg alınmak suretiyle değer belirlenmiş olması,
2-Taşınmazın tamamı 25.600 m² olup bunun 12.670,66 m²’si kamulaştırılmış olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda kamulaştırmadan arta kalan A ile gösterilen 2230,69 m² ve C ile gösterilen 4643,92 m² alanın küçük tepecikler, çukurluklar oluştuğu ve tarımsal amaçlı kullanma imkanı kalmadığı bu alanların da kamulaştırılması gerektiği belirtilerek kamulaştırma bedelleri hesaplanmıştır.
Kamulaştırma Kanunu’nun 12. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince bir kısmı kamulaştırılan taşınmaz malın artan kısmı yararlanmaya elverişli bir durumda değilse, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda dava açılmayan hallerde mal sahibinin en geç kamulaştırma kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yazılı başvurusu üzerine bu kısmın da kamulaştırılması zorunludur. Bu nedenle mahkemece bilirkişi raporunda A ile gösterilen 2230,69 m² ve C ile gösterilen 4643,92 m² alanın değerinin davacı idareden alınmasına hükmedildiği halde bu bölümlerin tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilen kamulaştırılan alanın yüzölçümünün kararda gösterilmeyerek infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.