YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2716
KARAR NO : 2010/3784
KARAR TARİHİ : 15.06.2010
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 08.06.2010 günü belirlenen saatte temyiz eden Karadeniz Örme Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş vekili Av. … ve aleyhine temyiz istenilen …-A Turizm Tic. San ve İnş. A.Ş. vekili Av. … geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre davalı tarafın yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, maddi tazminata yönelik yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Haksız fiilden kaynaklanan davalarda davanın kabulüne veya kısmen kabulüne karar verilebilmesi için sadece zararın ve B.K.nun 41. maddesinde öngörülen diğer haksız fiil unsurlarının kanıtlanması yeterli değildir. Bunlar yanında ayrıca ve özellikle haksız fiilin sorumluluğunun zorunlu unsurlarından olan uygun illiyet bağının da davacı tarafından kanıtlanması gerekir.
Ayrıca, HUMK’un 368 ve devam eden maddeleri hükmüne göre yapılan delil tespiti giderleri yargılama gideri olup müddeabihe dahil edilemeyeceği gibi, zarar kalemleri arasında da değerlendirilemez. Diğer yargılama giderleri ile birlikte değerlendirilip kabul ve red oranına göre taraflar arasında paylaştırılır.
Somut olaya gelince; davacı taraf otel işletmeciliği yaptığını, inşaat yasağına rağmen inşaatı sürdürülen bitişiğindeki oteldeki inşaat faaliyetleri nedeniyle müşterilerinin rezervasyonlarını iptal ettirdiklerini bu nedenle müşteri kaybına ve dolayısı ile işletme zararına uğradıklarını öne sürerek dava açmıştır. Davacının otelindeki rezervasyon iptallerinin çeşitli nedenlere, bu arada rezervasyon yaptıran kişilerin kendilerinden veya ülkenin konjektüründen kaynaklanan sebeplere bağlı olarak da olabileceği kuşkusuzdur. Bu olgu ve az yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında somut olayda davacı tarafın zararının, davalının sürdürdüğü inşaattan ve bu inşaat nedeni ile doğan rahatsızlıktan kaynaklandığını davacı taraf kanıtlamak zorundadır. Ne var ki, mahkemece bu konuda yeterli araştırma ve soruşturma yapılmamış, davacı taraftan bu olguyu kanıtlamaya yarayacak delilleri açıkça sorulup saptanmamış, yapılan rezervasyon iptallerinin davalının sürdürdüğü inşaat nedeni ile meydana gelip gelmediği araştırılıp soruşturulmamış, uygun illiyet bağının var olduğu kabul edilerek, delil tespiti giderleri de zarar kalemleri arasında değerlendirilerek hüküm verilmiştir. Eksik araştırma ve soruşturma ile karar verilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle uygun illiyet bağını kanıtlama yükünün kendi üzerlerinde olduğu davacı tarafa hatırlatılarak, rezervasyon iptallerinin sadece davalının sürdürdüğü inşaattan ve bu inşaatın verdiği rahatsızlıktan doğduğunu kanıtlamaya yönelik tüm delillerinin sorulması, bu konuda göstereceği delillerin toplanması, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek zararla davalının eylemi arasında uygun illiyet bağı saptandıktan sonra gerçek zararın hesaplanması ve sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmadan eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de tespit giderleri yargılama gideri olduğu halde, zarar kalemi olarak kabul edilip tazminat olarak tahsiline karar verilmesi dahi isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 1.268,90 TL harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı taraf yararına takdir ve tespit olunan 750,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 15.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.