Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/10352 E. 2012/11174 K. 16.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10352
KARAR NO : 2012/11174
KARAR TARİHİ : 16.10.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVACI(Alacaklı): … Day. Tük. Ma. Ev Ger. ve Mob. San.
Tic. Ltd. Şti.
DAVALI (3.Kişi): …
(Borçlu): …

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusu kalmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı alacaklı vekili, Adana 8.İcra Müdürlüğünün 2011/2114 sayılı dosyasından borçluya ait işyerinde yapılan 31.03.2011 tarihli haciz sırasında davalı 3.kişi lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu belirterek ,İİK”nun 99.maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi ve borçlu duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davacı alacaklının icra memurunun İİK’nun 99.maddesinin uygulanması işlemine yönelik şikayeti Adana 1.İcra Mahkemesinin 2011/382 Esas sayılı dosyasından kabul edildiğinden bu davanın konusunun kalmadığının anlaşıldığından bahisle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,3.kişi aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar vermiş; hüküm, davalı 3.kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
1.Karara dayanak alınan Adana 1.İcra Mahkemesinin 2011/382 – 753 Karar sayılı ilamı davalı 3.kişiye tebliğ edilmediğinden 3.kişi yönünden dava açma süresi başlamamıştır. İcra Müdürünün hatalı işlemi sonucu alacaklının dava açmak zorunda bırakılması halinde 3.kişi
../…

-2-
2012/10352
2012/11174

dava açmamış ise alacaklının açtığı davayı takip etmekte hukuki yararı bulunmaktadır.Ancak görülecek davada ispat külfeti davalı 3.kişiye ait olacaktır.Bu nedenlerle davanın esastan karara bağlanması gerekirken konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hatalı ise de davacı alacaklının temyizi bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2.İİK’nun 97 maddesinin 13. fıkra hükmünün kıyasen uygulanması ve davacı alacaklı lehine % 40 tazminata kararı verebilmek için A) İstihkak davası üzerine alacaklının alacağını tahsile olanak vermeyecek şekilde takibin talikine (ertelenmesine) karar verilmesi B) yargılama sonunda alacaklının davasının kabulüne karar verilmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Somut olayda, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğine göre tazminat koşulları gerçekleşmediğinden davalının tazminatla sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan kabule göre de,HUMK.’nun 389. (HMK’nun 297/2) maddesi uyarınca, hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddütü gerektirmeyecek şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte olması gerekirken tazminat matrahı belirtilmeyerek infazda tereddüt uyandırıcak şekilde karar verilmesi de isabetsizdir.
Ne var ki,bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün, 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki gerekçelerle davalı 3.kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasındaki tazminata ilişkin 3.bendin silinmesine kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3. kişiye geri verilmesine 16.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.