Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/2829 E. 2010/10630 K. 06.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2829
KARAR NO : 2010/10630
KARAR TARİHİ : 06.12.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

BİRLEŞTİRİLEN DAVA
MAHKEMESİ : Menderes Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleştirilen davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların malik ve sürücüsü oldukları aracın çarpması sonucu pert total olduğunu belirterek, sigortalıya ödenen 30.850.00 TL’ndan, sovtaj bedeli, trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası ödemelerinin mahsubundan sonra kalan 4.550.00 TL’nın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen davada davacı vekili, aynı olay nedeniyle, kazaya karışan araç sürücüsü olduğu beyan edilen davalıdan, 4.550.00 TL’nın faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, kaza sırasında aracı kendisinin değil, …’ın kullandığını bildirerek, davanın husumetten reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
2010/2829
2010/10630
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde araç sürücülerinin %50’şer oranında kusurlu olduğu, sovtaj bedeli ve sigorta ödemeleri dikkate alındığında, bâkiye alacağın bulunmadığı anlaşılmakla,asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Kaza tespit tutanağında, zarara neden olan 34 LAG 62 plakalı aracın alkollü … tarafından kullanıldığı belirtilmiş ise de, daha sonra aracın M. Ali Pektaş tarafından kullanıldığının iddia edilmesi üzerine, Menderes Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/814 Esas sayılı dosyasında, adı geçen şahıslar hakkında taksirle yaralama, alkollü araç kullanma, suç üstlenme ve iftira suçlarından ceza davası açıldığı, yargılamanın halen devam ettiği anlaşılmaktadır.
BK.’nun 53. maddesi uyarınca, hukuk hâkimi, ceza hukukunun mes’uliyete dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararlarıyla da bağlı değildir. Kesinleşen maddi olaylar yönünden ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlar.
O halde mahkemece, olayın ne şekilde meydana geldiğini, sürücünün … mı yoksa M. Ali Pektaş mı olduğunu tespit edecek ceza davasının sonucu beklenmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
2- Kabule göre:
Hükme esas alınan 01.12.2008 tarihli bilirkişi raporunda, sürücüler %50’şer oranında kusurlu bulunmuştur. Aynı olay nedeniyle, dava dışı ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi tarafından davalı … aleyhine açılan Menemen Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/515 Esas sayılı dava dosyasında alınan 04.07.2008 tarihli bilirkişi raporunda ise, davalı tarafa ait araç sürücüsü %100 oranında kusurlu olarak belirlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, anılan dosya ve ceza mahkemesi dosyası getirtilerek, raporlar arasındaki kusur oranı yönünden çelişkinin giderilmesi ve hasar miktarının belirlenmesi için İstanbul Teknik Üniversitesi veya
2010/2829
2010/10630
Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 6.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.