YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11207
KARAR NO : 2010/11455
KARAR TARİHİ : 23.12.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi), Gaziantep 2.İcra Müdürlüğü’nün 2007/733 Esas sayılı dosyasında, trafik kaydına 05.02.2007’de haciz konulan 27 YV 787 plaka sayılı aracı noterde düzenlenen satım sözleşmesi ile 27.12.2006’da aldığını,böylece mülkiyetinin kendisine geçtiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı), takip borçlularının 18.05.2006; 22.02.2006; 28.04.2006 tarihli kredi borçlarını ödememeleri üzerine 10.01.2007’de ihtarname çekildiğini, bunun üzerine borçlu …’ın haklarında icra takibi başlatılacağını anlayarak alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak dava konusu aracı sattığını, bununla ilgili tasarrufun iptali davası açtıklarını, sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı (borçlu …), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiş, diğer borçlular adına davetiye tebliği yapılamamış, ancak 10.052007 günlü oturumda davacı vekili … dışındaki tüm borçlular hakkındaki davasından feragat etmiştir.
2010/11207
2010/11455
Davalı (borçlu …), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “tasarrufun iptali davası ayni değil şahsi hak bahşedeceğinden bu davanın görülüp sonuçlanmasına engel teşkil etmeyeceği, buna göre sübut bulan davanın alacaklı banka yönünden kabulü,borçlular hakkında açılan davanın ise feragat nedeni ile reddi gerektiği” belirtilerek davanın kabulüne, takip borçluları yönünden feragat sebebi ile reddine, davacı tarafın tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemize ait 15.10.2009 gün, 2551-6449 sayılı kararla, “dava konusu araç devrinin alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlem niteliğinde bulunduğu gerekçesi ile davanın reddi gerektiği” gerekçesi ile bozma kararı verilmiş, Mahkemece bozmaya uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda: “dava konusu aracın bir kamyonet olduğu, üçüncü kişi ve borçlu arasında yakın akrabalık bağı bulunduğu, takibe konu borcun kat edilmesinden kısa süre sonra ve takibin başlangıcından kısa süre önce satışın yapıldığı, dava konusu araca ilişkin devrin alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlem niteliğinde bulunduğu“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava üçüncü kişi tarafından İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açılan “istihkak” davası niteliğindedir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, uyulan bozmaya göre; davacı üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı 17,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.