YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7087
KARAR NO : 2010/11135
KARAR TARİHİ : 16.12.2010
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Sakarya 5. İcra Müdürlüğü’nün 2010/8500 Esas sayılı dosyasında yapılan 25.03.2010 günlü hacze konu menkullerden bir kısmının üçüncü kişi Belediye Başkanlığı’na ait olduğunu,borçluya ait iş yerinin yıkılması nedeni ile geçici olarak bir oda tahsis ettiklerini, ancak hacizde odanın dışına da çıkılarak toplantı salonundaki kamu hizmetine tahsisli ve faturalı üç parça menkulün de haczedildiğini, belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haczin borçlunun faaliyet adresinde yapıldığını, bu sırada çok sayıda belgenin ele geçtiğini, sunulan belgelerin mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğünü, belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “davacının sunduğu faturalarla demirbaş kayıtlarının istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
2010/7087
2010/11135
Haciz tutanağı içeriğinden ve sunulan delilerden haczin yapıldığı binada fiilen davacı …’nın kullanımında olan bölümlerin bulunup bulunmadığı ve haczin de bu bölümlerden birisinde mi yoksa borçlunun kullanımında olan bölümde mi yapıldığı ve bu yerin niteliği, borçluya ne şekilde tahsis edildiği (boş olarak mı, içindeki eşyalarla mı? vb.) konularında açıklık bulunmamaktadır.
İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin kimin yararına olduğunu belirleyebilmek için öncelikle bu tereddüdün giderilmesi, bunun için de yerinde yapılacak bir keşif incelemesi sırasında hacze katılan icra memurunun tanıklığına başvurulması, gerekirse Belediye Başkanlığı’na ait kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, bundan sonra ispat yükünün değerlendirilmesi gerekir.
İspat yükünün üçüncü kişiye düştüğü sonucuna varılıyorsa, sunulan faturaların gerçekliği ve mahcuzlara uygunluğu yönünde (üçüncü kişinin demirbaş kayıtları ile satıcı firmaların ticari kayıtları da karşılaştırılarak) bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir.
Mahkemece belirtilen yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır.
2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı üçüncü kişi vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.